|
10-11 Kasim 2007 Bolt toplantısı sonuç bildirimi ve kulup görüşleri
10-11 KASİM 2007 Kadir Has Unv. de yapilan
toplantida; ulkemiz dagciliginda bir sık sık yasanan
tartismalara cozum uretmek amaciyla Dagcilik Etik
Kurulu nun gerekliligi ortaya cikmistir.
Bu amac ile ;
1-Dagcilik ve tirmanis ile ilgili kulup, dernek ve
universite topluluklarinin bu konuda alacaklari karara
esas olmak uzere Etik Kurulun nasil ve kimlerden
olusacagi ve calisma prensiplerinin yer alacagi bir
taslak calisma yapilarak bir ay içinde mail
listelerinde yayinlanmasina ,
2-Bu taslak calismayi hazirlamak uzere bu
toplantida hazir bulunan veya bu konuda gorus
bildiren, asagida belirtilen kulup temsilcilerinden
komisyon olusturulmasina,
Alpinizm Kulubu
DAG
DAST
HUDDOSK
ODTU DKSK
ORDOS
YDK
YTUDAK
Zirve Dagcilik Kulubu
3-Bu taslak cercevesinde katki verecek kulup,
dernek ve universite topluluklarinin kendi yonetim
kurullarinda konuyu tartismasina ve 2 ay icerisinde
her kulupten 2 temsilci ile yeniden toplanilmasina,
4- 12-13 Ocak 2008 tarihlerinde YDK ev sahipliginde
yapilacak toplantida Etik Kurul ile ilgili
yonetmeliklerin ve calisma prensiplerinin karara
baglanmasina,
5-Soz konusu etik kurulun dagcilik dernek ve
kuluplerinin ortaklasa kararlastiracaklari bir anlasma
metni cercevesinde yetkili kilinmasina ve faaliyet
gostermesine,
6-Yuksek daglarda alpin spor rota acilmasi genel
anlasmaya bagli oldugundan, konuyla ilgili butun
dernek ve olusumlarin bir karara varmasina kadar
yuksek daglarda alpin spor rota acilmamasina,
Karar verilmistir.
Alpinizm Kulubu
DAG
DAST
HUDDOSK
ODTU DKSK
YDK
YTUDAK
Zirve Dagcilik Kulubu
__________________________
ORDOS Bildirgesi
Perşembe, 01 Kasım 2007
Türkiye dağlarında bolt kullanımı ve spor rotalar konusunda derneğimizin görüşleri aşağıdaki maddelerde özetlenmeye çalışılmıştır.
Bolt kullanımı konusu ve spor tırmanış dağcılık kültürümüz ile birlikte topyekün bir değerlendirme gerektirmektedir. Spor tırmanış, yarım yüzyıllık ülkemiz dağcılığının son 10 yılda tanıştığı yeni bir alandır. Dağcılığımızı bugüne kadar getiren birikim, bu yeni alanla birlikte 'başkalaşmıştır'. Spor tırmanış dağcılığımıza kendi dili ve kültürü ile yerleşmiştir. Daha hızlı gelişilebilen, daha hızlı planlanabilen, daha konforlu, daha eziyetsiz bir alandır. Sportif yanı ağır bastığı için ilke ve etiklerden çok, kurallara dayalıdır. Öte yandan spor branşlar içinde yerini tam olarak oturtamadığı için de hala Türkiye dağcılık camiasınındır. Tartışmalar, ortada görünen teknik gerekçeler ardında, dağcılığımızın kültür ve dil değişiminin de sonucudur. Geleneksel dağcılık kültürümüzün, genç branşla gelen 'yeni dağcılık' ile gerilimidir bu. Spor tırmanış, dağcılıktan tümü ile ayrışana kadar bu gerilimin değişik düzeylerde kendisini göstermesi beklenmelidir. Çözüm, yeninin alanının daraltılması ya da reddi olamaz. Ancak dağcılık geleneğimizin entellektüel birikiminin yüzeyselleştirilmesi, dilinin yozlaşması da kabul edilemez.
Boltlu rota açılmasının topyekun reddi dağcılığımızın gelişimini engelleyecektir, kısırlaştıracaktır. Türkiye dağcılığı zevkli ve geliştirici spor tırmanış olanağından yoksun bırakılmamalıdır. Yapılması gereken, ülkemizde spor tırmanışın kurallarını, kültürünü ve görgüsünü sağlıklı yerleştirmektir. Rota boltlanmasında, boltlayanın kişisel motivasyonundan daha çok, rotayı tırmanacak diğerleri önemsenmelidir. Spor tırmanışın sunduğu geliştirici antrenman olanağı öne çıkartılmalı ve gelişmenin başlangıcının aşağı seviyeler olduğu gerçeği gözden kaçırılmamalıdır. Geçmişten gelen paylaşımcı dağcılık kültürümüz çok yüksek derecelerin yanında makul başlangıç düzeyi rotaların açılmasını da bir sorumluluk gereği olarak görmelidir. Böylelikle, hem teknik bir çözüme ulaşılabilir, hem de Türkiye'nin 'alpinist' leri ve Türkiye'nin 'spor tırmanıcıları' aynı ortak kültürün, sadece tırmanış tercihleri değişik parçaları haline gelirler.
Bolt kullanımına ilişkin düzenlemeleri önceleyecek şey, Türkiye'deki tırmanış bölgelerinin haritalanmasını, rota özelliklerinin derlenmesini içeren bir belgeleme çalışmasıdır.Yapılan çalışmaların ağırlık kazanması ve amacına ulaşması bir otorite gerektirir. Bu otorite bir kurul biçiminde tanımlanmalıdır. Kurul, tespit edilmiş hatların ip boyu, yaklaşık zorluk derecesi, tahmini tamamlanma süresinin belirtileceği merkezi bir 'Türkiye rota potansiyeli listesi' üretmelidir. Böylelikle, Türkiye dağlarının ve tırmanış bahçelerinin boltlu ve boltlanabilir rota envanterinin oluşturulması ve bir merkezde toplanması sağlanmış olacaktır. Bu kurulun bir diğer görevi rota açılması sırasında uyulması gereken kuralları belirlemek olacaktır. Bu konuda TDF'nin göreve çağrılması gereklidir. Yeterli teknik yetenek, deneyim ve temsil gücüne sahip kişileri bir araya getirme ve bu kurulu oluşturma görevi, ülkenin merkezi dağcılık kurumu olarak TDF'nin sorumluluğundadır. Oluşacak kurul toplanmaya elverişli işlevsel bir sayı ile sınırlı kalmalıdır. Böylelikle bolt tartışmalarında çok önemli bir adım atılmış olacak ve işin sorumlusu ilan edilecektir. Dağcılık kamuoyu ise, hazırlayacağı somut öneri raporu ile üzerine düşeni yerine getirmiş olacaktır.
Bolt kullanımının kurallarının bölgesel olması düşünülemez. Bizlere düşen meselenin dağcılık açısından değerlendirilmesidir. Dağcılar için ülkenin parkları ve doğal alanları 'Milli Parklar' mevzuatı ile belirlenenden çok daha geniş bir bölgeyi kapsar. Doğru yönteme karar verilip bunun ülkenin tüm tırmanış alanlarında uygulanması gereklidir.
Yüksek dağlar ile tırmanış bahçeleri arasındaki asıl fark tırmanış yoğunluğudur. Dolayısıyla bu 2 kategorideki bölgelerde rota açılması konusu değerlendirilirken farklı parametrelere göre hareket edilmelidir. Bunun yanında, bu iki kategoriyi ortaklaştıran temel ilke rotaların 'tırmanılması için boltlanması' prensibi olmalıdır. Birkaç örnekle açıklamak gerekirse;
Çok ziyaret edilen tırmanış bahçelerinde benzer zorlukta birden fazla rotanın yer alması kabul edilebilir ve hatta gerekli iken, bunun yükseklerde gereksinim doğmadan yapılması doğru olmayacaktır. Örneğin Parmakkaya kuzey yüzünde bundan yaklaşık 10 sene önce açılmış olan Fransız rotası bugüne kadar ancak 4-5 tekrar görmüştür. Durum böyleyken aynı yüzde İtalyan'lar tarafından yeni açılmış olan, hatları ve dereceleri birbirine çok yakın 2 yeni rota ise daha uzunca yıllar istenilen tırmanış yoğunluğuna erişemeyeceğinden atıl rotalardır.
Yüksek dağlarda açılacak yeni rotalar 'yükseklik sınırı' gibi genel ve katı bir kuralla değerlendirilemez. Örneğin Aladağların Vay Vay bölgesi ile Dipsiz Göl bölgesi benzer yükseklikte rotalar içerse de aynı sıklıkta etkinlik yapılan yerler değildir, farklı değerlendirilmeleri gerekir.
Üçüncü maddede önerilen envantere göre boltlama yapılması, rotaların coğrafi dağılımının ve zorluk derecelerinin kontrollu olmasını sağlayacaktır, atıl rota açılmasının önüne geçecektir.
Boltlu rota açmak konusunda yetkin yerli ve yabancı tırmanıcılar, rota seçimi yaparken ve rotayı açarken tanımlanan kurulun öneri ve görüşleri doğrultusunda oluşturulmuş normlara uygun olarak davranmakla yükümlü olmalıdır. Kurul, rota açıcının teknik deneyimi, rotanın sağlıklı bir şekilde açılması için harcanması gereken tahmini süre, rota açıcının harcayabileceği gün sayısı gibi değerlendirmeleri göz önünde bulundurarak yönlendirme yapmalıdır.
Tartışmanın öznelerini sadeleştirmek gerekmektedir. Dağcılardan oluşan bir grubun sorumluluğu meselenin dağcılık boyutuna yoğunlaşmaktır. Çevresel ve doğasever duyarlılıkla yapılacak değerli katkılar, değerleri saklı olmakla birlikte, değişkenleri arttıracağından çözümü olanaksızlaştıracaktır. Oluşturduğumuz 'dağcılık bakışlı' kurallar silsilesi son halini aldığında başkaca çevre, kültür ve benzeri örgütlenmelerinin görüşüne ya da katkısına sunulabilir, sunulmalıdır da. Dağcılar olarak çevreye saygımız konuyu uzmanına, ilgilisine teslim sorumluluğu gerektirir. O noktaya kadar bize düşen, dağcı ihtiyaç ve doğrularına odaklanmaktır. Kendinde birden fazla kimliğin temsilciliğini hisseden katılımcıların bu sorumluluk ile konuya nereden bakacaklarını netleştirmeleri çözümün tek olasılığıdır.
Düzenlenen toplantının tüm detaylara cevap verecek bir çözümü üretmesi teknik olarak olanaksızdır. Bu nedenle toplantı, boltlama normlarına ilişkin ana eğilimi işaret etme ve merkezi bir kurulun oluşturulması konusunda öneri hazırlama hedefi ile ilerlemelidir. Oluşturulacak merkezi kurulun bileşenlerine ilişkin bir önerinin de toplantı sonucunda netleştirilmeli ve öneri metninin ekinde sunulmalıdır.
ORDOS olarak böylesi bir kurula temsilci katmaya, önerdiğimiz şekilde oluşturulacak belgeleme çalışmasında bize verilecek görev doğrultusunda katkı koymaya hazırız.
Toplantının oluşumuna vesile olanlara ve organizasyonuna emek veren Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü'ne şimdiden teşekkür ederiz.
Verimli bir toplantı dileriz.
ORDOS
____________________________
DAST Bildirgesi
Yaklaşan Bolt toplantısına öncesinde Dağcılık ve Spor Tırmanış Derneği'nin
(DAST) görüşünü kısaca ifade etmek gereği duyulmuştur.
Dast, Alpin Spor Tırmanışların dağcılık sporunun gözardı edilemez, yadsınamaz,
saygın bir branşı olduğunu kabul etmekte ve tıpkı geleneksel alpin tırmanış ,
spor tırmanış ya da doğa yürüyüşleri gibi bu branşın da ülkemizde yapılması
gerekliliğini savunmaktadır.
Bu bağlamda Alpin Spor Tırmanışın gerektirdiği kaya yüzlerinin zenginliği
açısından Aladağların da bu etkinliğin dışına itilmeye çalışılmasına karşıdır.
Derneğimiz üyelerinin Aladağlar yüksek duvarlarındaki geniş deneyimleri
ışığında, boltların dağın doğasına zarar verdiği savına da çok itibar etmemekte
ve yapılan tartışmaların özünde dağcılık algılamaları ve stillerinin çatışması
olduğunun altını çizmektedir.
Tartışmaların bugüne kadarki seyri bunu açıkça ortaya koymuştur.
Dast'ın bu konudaki görüşü; dağcıların eylemlerinde hür oldukları ve belirli bir
stili savunanların başka bir stilde tırmananlara egemenliğinin dağcılığın özgür
ruhuna taban tabana zıt olduğudur.
Bu düşüncenin devamı olarak, Dast belirli bir tırmanış coğrafyasının tümden
bazı tırmanış stillerine kapalı olması kavramına da karşı çıkmaktadır.
Öte yandan, Dast ,bağnaz korumacı yaklaşımların yanısıra koşulsuz serbestinin de
etik kurallar çerçevesinde karşısındadır.
Dast'ın önemle üzerinde durduğu konu, Aladağları da kapsayan Yüksek dağlarda
Boltlamanın Etik değerlerinin oluşturulması ve kurala bağlanmasıdır.
Dast adına,
Batur Kürüz
__________________
TDF Bildirisi
Dağlarımızda "Bolt kullanımı" tartışmaları konusunda Klüp ve kişiler
aracılığıyla guruplara gönderilen mesajlar ile Federasyonumuzun konuya
ilişkin yaptığı çalışmalar konusunda sorular yöneltilmiştir.
Konu ile ilgili tespitlerimiz ve çalışmalarımız özet olarak aşağıda maddeler
halinde çıkarılmıştır.
1- Bolt kullanımı konusunu, bağımsız olarak değerlendirmekten öte,
"Spor Tırmanışı " başlığı altında Dünyadaki gelişmeler de dikkate alınarak
incelenmesinin doğru olacağı inancındayız.
2- Federasyonumuz UIAA nın da üyesi olarak sorumluluk duygusu içinde
"Sportif Tırmanış" branşını Dünyada var olan gelişmelere paralel olarak
sahiplenerek gelişmesine öncülük yapmıştır. Ulusal ve Uluslar arası bazda
sporcu yetiştirilmesi, yarışmalar ve "Temsil" konusunda somut çalışmalar
yapmıştır. Yönetimde de Kurul üyesi olarak sayın Murat Şen'e yetki ve
sorumluluk vererek görevlendirme yapmıştır.
3- Spor tırmanışı ile Geleneksel Dağcılık-Alpinizm arasında yaşanan
sorunların geçmişte Dünya Dağcılık Camiasında yaşandığı, guruplarda da
yayınlanan 2002 Tirol Deklarasyonu örneğinde görüldüğü üzere, çözüm
konusunda da hayli mesafeler alındığı bilinen bir husustur.
Bilinmeyen yönünün ise , Ülkemizde uygulamanın nasıl
yapılması gerekeceğidir. Bu konuda TDF olarak konunun takipçisi olduğumuzu
ve sürdürülen çalışmalarımız olduğunu bu vesile ile bildirmek isteriz. Kulüp
ve Kişilerce yapılan çalışmaları da Federasyon olarak yaptığımız çalışmalara
katkı sağlayacak "kazanım "olarak görüyoruz.
Yaptığımız çalışmaları kısa zamanda TDF olarak geniş
katılımlı bir organizasyon ile sonuçlandırmak hedefimizdir.
Çalışmalarımızın özeti aşağıya çıkarılmıştır.
----------------------------------------------------------
GENEL
Spor Tırmanışının Geleneksel Dağcılık-Alpinizmden farklı yapıda kurallar
ve ekipmanlar içerdiği, sportif yönü ile ön plana çıktığı bilinen bir
gerçektir.
Faaliyetin doğal olmayan ortamlarda da (salon)yarışma içerikli
unsurlarla yapılır
olması, tüm dünyada olduğu gibi Ülkemizde de "Dağcılık" tanımlaması içinde
değerlendirilmesi konularında tartışma yaratmıştır.
Ancak "Tırmanma" "doğada kaya unsurunun kullanılması" Alpinist Sporcuların
da bu branşa ilgi duyması… gibi nedenlerden ötürü de "Spor Tırmanışı"
Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de Dağcılık faaliyetleri içinde yer bulmuş
ve gelişmiştir.
Spor Tırmanışının 1980 lerden itibaren Dünyada artış
göstermesi, Boltlama faaliyetinin yapılacağı yerler konusunda da tartışmayı
beraberinde getirmiştir.
Özellikle Turizm Sektöründe ki gelişmeler paralelinde
"Bolt" faaliyetinin yaygınlaşması Geleneksel dağcılar-Alpinistler tarafından
sorgulanmaya başlanmıştır. Sorgulamanın "Yaban hayatına, Koruma alanlarına
yönelik Tahribat, Alpin Stil tırmanış alanlarında tahribat" başlığı altında
yapıldığını görüyoruz.
Bu sorgulama beraberinde yasakları getirmiştir. Bu
yasaklamalar Spor Tırmanıcılarının tepkilerine ve Turizm Faaliyetlerinde
sıkıntılar yaratmıştır. Bu netice yeni düzenlemeler sonucunu doğurmuştur.
İLKELER
Gelişmeler paralelinde Geleneksel dağcılık-Alpinizm'in Spor
Tırmanışı konusu ile ilişkisi ve etkilenmesi sorgulanarak sonuçlara
ulaşılmıştır.
Dikkat çekici unsurları ise 2002 Tirol Deklarasyonunda
görmek mümkündür.
Giriş ve Koruma başlığı altında 7. madde de;
"-Dağlara ve kayalara sorumlu bir tarzda girme özgürlüğünün birinci hak
olduğuna inanırız.
-Daima faaliyetlerimizi doğaya hassas bir tarzda yapmalıyız ve doğayı
korumada
proaktif olmalıyız.
-Doğayı koruma organizasyonları ve otoriteleriyle beraber,
tırmanıcıların kabul ettiği giriş kısıtlamalarına ve talimatlarına saygı
gösteririz." … öneri KURAL ı nın ülkemizde bugün tartışılan konuyu
özetlediği inancındayız.
Tespit doğrultusunda, Ülkemizde Dağcılık sporunda yasal çerçevede
yetkili otorite olarak, Geleneksel Dağcılığımızdan(Alpinizm) ödün vermeden
Ülkemize yeni gelişmekte olan spor tırmanışçılarının gelişmesi açısından
"Dağlara ve Kayalara girme Özgürlüklerini" savunacağız.
Onların da bu özgürlükleri bilinçli kullanarak, sorumlu davranarak , doğayı
koruma konusunda, alpın dağcılığın hassas olduğu konularda gerekli özeni
göstereceklerini umuyoruz. Bu konuda Organizasyon ve Otoritenin bir parçası
olarak ileriki dönemlerde aşağıda belirttiğimiz önerilerimiz çerçevesinde
kuralları uygulamaya koymaya çalışacağız.
Federasyonumuzda bu konudaki dünyanın yaşadığı geçmiş tecrübeleri ,
ülkemizin özelliğinden kaynaklanan parametreleri ve karşılıklı düşüncelerin
değerlendirildiği bir çalışmayı 2006 yılının ikinci yarısından beri
sürdürmektedir. Bu kapsamda bu tartışmalara muhatap ileri düzey ülkeler ve
ülkemiz özellikleri ile örtüşen özellikleri gösteren on üç ülkenin alt
yapısı incelenmiş ve Federasyonumuzun Nisan 2007 yaptığı Yönetim Kurulu
Toplantısında taslak halinde sunulmuştur. Konuya muhatap diğer kurumlar olan
Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman bakanlığı, Kültür ve Turizm
Bakanlığıyla da ortak çalışılarak bir protokol yapılması düşünülmektedir.
Tüm ülke çapında milli parklar, arkeolojik sit alanları, doğal koruma
alanlarında boltlama yapılması ve spor tırmanış konuları irdelenmiş ve ön
görüşmeler yapılmıştır.
Bu Kapsam dışında kalan dağlarda ise Mahalli Mülki makamlar, (Valilik,
Kaymakamlık)Yerel Yönetimler(Belediyeler) ile çalışma yapılacaktır. Bu
kurumlarla eşgüdüm içinde çalışma yapmadan alınan kararların
uygulanabilirliği mümkün olmayacaktır.
Dağlara ve Kayalara "sorumlu özgür girişin" kurallarının ise; oluşturulacak
"Boltlama Etik Kurulu" marifetiyle belirlenmesi planlanmıştır.
Bu kurulun iki önemli görevi olacaktır. Birincisi tüm tırmanıcıları temsil
ederek kendi aralarındaki ve resmi kurumlar ile olan ilişkilerini
düzenlemek. İkincisi ise Çevre ve Dağların korunması konularındaki uyarıları
dikkate alarak boltlu rotaların sayısını, güvenliğini ve çevreye olan
etkilerini kontrol ederek İzin gerektiren bölgeleri belirlemek, Boltlama
kurallarını koyarak Dağ ve kaya yapısının geleceğe mümkün olduğu kadar
korunarak aktarılmasını sağlamak olacaktır.
Bu çerçevede Spor Tırmanıcılarının İzne tabi alanlarda yeni bir rota
açılabilmesi için yeni rota hattının topografyası, tahmini bolt sayısı ve
diğer bilgiler ile boltlama etik kuruluna başvurulması öngörülecektir..
Bölgenin fauna, flora, arkeolojik yapısı ve sosyal konuları dikkate alınarak
inceleme yapılacak, İznin alınmasından sonra rota açılacak ve
boltlanacaktır. Boltlama işleminden sonra rotadaki bolt ve ankraj sayısı ile
detaylı bir topografyası resmi kayıtlara geçmesi için boltlama etik kuruluna
verilecektir. Açılan rotanın her türlü güvenlik probleminden rota açıcı
sorumlu tutulacaktır.
Ayrıca federasyonumuz İnternet sitesinde spor tırmanış rotalarının
envanterinin hazırlanarak yayınlanması da düşünülmektedir.
Federasyonumuzun başkanlığı altında oluşturulacak Boltlama Etik Kurulunun
üyeleri ise; Klüp temsilcisi, Hukukcu, İlgili Otorite temsilcileri (Milli
Park,Mülki İdare görevlendirmesi,Jeolog…vb) ve konu ile ilgili federasyon
birim yetkilisi gibi unsurlardan sağlanacaktır.
Ayrıca Spor Tırmanış ve Alpinist Branşta Uzman kişilerin Kurullarda
görüşlerinin alınmasına imkan sağlayan yasal çerçeve getirilmesi
düşünülmektedir.
Belirtilen tüm hususlar TDF çerçeve statüsü kapsamında Talimatlara
bağlanacaktır.Talimat taslağı ise; kesinleşmeden önce ilgili kişi ve
kuruluşların görüşünü almak üzere kamuoyu bilgisine sunulacaktır.Bu süreç
işlerken kişi ve kuruluşlar önerilerini tdfstkbek@yahoo.com adresine
gönderebilirler
Federasyonumuz son olarak 3 Kasım 2007 tarihinde Konya
İlimizde yaptığı Yönetim Kurulu Toplantısında Yönetim Kurulu Üyeleri Murat
Şen ve Ertuğrul Tugay'ı açıklamalar doğrultusunda tam yetkili olarak
görevlendirmiştir.
Dağcılık Kamuoyunun bilgisine sunulur.
TDF YÖNETİM KURULU
__________________
Zirve Dagcilik Bildirisi
Merhaba Arkadaslar,
Zirve Dagcilik ve Doga Sporlari Kulubu, uyeleri arasinda, spor
tirmananlari,Geleneksel tirmananlari, Klasik rotalardan cikan dagcilari,
kampcilari, Yukseklerde Trekking yapanlari, Alpinistleri, Boltculari, Anti
boltculari, sadece doga yuruyusculerini v.s, dogayi ve daglari seven herkesi
barindiran bir kuluptur.
Bu nedenle, bolt tartismalarinda taraf olmak ve belli bir konuyu desteklemesi
soz konusu degildir. Bolt konusunda yapilan tartismalarin bir sonuca ulasmasini
saglamak icin toplantiyi organize etmeye karar vermis ve sekreteryasini
ustlenmistir. Su ana kadar bu konuda taraf olan resmi bir aciklama yapmadik ve
cikacak kararlara uyacagimizi ise belirttik.
Gelen talepler dogrultusunda Gundem olusturmaya calisilmis ve bu GUNDEM
TASLAGI asagidaki Ismet hanimin yazisi ile Dagcilik Camiasinin katkilarina
acilmistir. Asagidaki yazi dikkatli okundugunda Gundem maddelerini duzetlmek ve
katkida bulunmak isteyenlere acik davet vardir.
Herhangibir zorlama, emrivaki, yok sayma, yada bazi gorusleri mesrulastirma
cabalari olmadigi gibi, toplanti acilisindan sonra bile gelecek talepleri
degerlendirmeye acigiz.
Kutuplasmalari, kamplasmalari, ve camiamiza yakismayan tartismalari onlemek ve
genel uzlasma saglamak maksatli organizasyonumuza ilgi, destek ve katilimlariniz
onemlidir.
Tartismasiz ve sorunsuz tirmanisli gunler dilegi ile selam ve sevgiler
sunuyorum
Orhan KOZAN
Zirve Dagcilik ve Doga Sporlari Kulubu
Genel Baskani
******************************************
|
|