|
Ağrı dağı kazası raporu -2000
AĞRI DAĞI KAZASI DEĞERLENDİRME TOPLANTISI
İstanbul - 30 Nisan 2000
29.Şubat 2000 Ağrı Dağ Kazası Üzerine Hazırlanan Toplantı Nihai Metni
Giriş
30 Nisan 2000 pazar günü, İstanbulda bulunan Üniversite Dağcılık Klüpleri ve
İstanbullu ferdi dağcılar,ve Ağrı Kış Tırmanışı esnasında kaza geçiren
ekibin üyelerinden Nasuh Mahruki, Kuvvet Lordoğlu ve Selçuk Kahveci'nin de
katılımlarıyla, Ağrı'da yaşanan ve İskender Iğdır'ın ölümüyle sonuçlanan
kaza ve kaza sonrasında yapılan farklı açıklamalara ilişkin tartışmaları
sonuçlandırmak üzere toplanmışlardır.
Bu toplantıda amaçlanan kazanın genel bir değerlendirmesini yapmak, ve
buradan çıkan sonuçları genel bir değerlendirme ile birlikte bütün
dağcıların dikkatlerine sunarak benzeri durumlarda ortaya çıkabilecek
sorunlara karşı önlem alabilmektir. Yapılan değerlendirmeler esas itibarı
ile kazayı yaşayan dağcıların anlattıkları ışığında ve kazanın ayrıntılı
anlatımından derlenmiş ve toplantıya katılan tüm dağcıların mutabakatıyla
onanmıştır.
Ağrı Dağı Kış Çıkışı Organizasyonu
İskender Iğdır, Kuvvet Lordoğlu, Nasuh Mahruki ve Selçuk Kahveci'den oluşan
grup Ağrı'nın Kış çıkışını yapmak üzere birleşerek beraberce ilk gün 3500
kampına ertesi gün de 4200 kampına kadar ulaşmışlardır. Grupta yer alan
İskender Iğdır ve Selçuk Kahveci daha önceden defalarca çeşitli dağlarda
beraberce çıkış yapmış olmalarına karşın Kuvvet Lordoğlu ve Nasuh Mahruki
ilk kez beraberce çıkış yapmaktadırlar.
Kaza Günü
Çıkış sabahı dağcılar kamptan hep beraber ayrılmışlar ancak zirveye
yürüyüşte İskender Iğdır,ve Nasuh Mahruki birlikte Selçuk Kahveci ve Kuvvet
Lordoğlu ise kendi çıkış tempolarına uygun bir hızı tercih ederek ayrı ayrı
fakat görüş mesafesi içinde 4800 metreye kadar ulaşmışlardır. Selçuk ve
Kuvvet Takke Buzulu öncesinde kramponları giyerlerken tekrar biraraya
gelmişlerdir. Önde Selçuk olmak üzere zirveye doğru yola çıkmışlardır.
Zirveye ilk olarak ulaşan Nasuh zirvede fazla kalmayarak inişe geçmiştir.
Düz olan platoda ardından gelen Selçuk ve İskender karşılaşmıştır. Daha
sonra zirveye İskender varmış ve hemen ardından gelen Selçuk'u beklemiş ve
zirvede fazla kalmadan ancak fotograf çekmek amacıyla bir süre oyalanmıştır.
Bu aşamada Nasuh tehlikeli bölgeyi geçmekte olan Kuvvet ile
karşılaşmıştır.Kısaca ekip zirvede iki kişi , platoda bir kişi, yan geçişte
de bir kişi olmak üzere dağınık bir pozisyondadır.
En arkadan gelmekte olan Kuvvet zirvenin çok yakınında zirveden inmekte olan
Selçuk ve İskender'le karşılaşmış ve sorunlu yan geçişte ip kullanılacağını
Selçuk'tan öğrenmiştir.
Selçuk yan geçişin başına geldiğinde, bu noktada, yan geçişi üç kez denemiş
ancak başarılı olamamış olan Nasuh'u bulmuştur. Nasuh ip taşıyan Selçuk'un
gelmesini beklemiştir. Selçuk biraz aşağıdaki riskli bölgede bulunan ince
çatlaklardan kazma emniyeti alınması teklif etmiş ancak Nasuh bunun riskli
olduğunu savunmuş, bölgenin, ipe yük vermeden ipi denge unsuru olarak
kullanarak geçilebileceğini söylemiştir. Sonuç olarak sözkonusu sistem
kurulmuştur.
Sert buzda buz vidası veya buz sikkesi olmadan ipi sabitleyecek bir emniyet
noktası kurmak tamamen imkansız olmamasına karşın, böyle bir noktanın
oluşturulmasındaki zorluk ve süre dikkate alınarak, olası bir düşüşü
durduramayacağı bilinen ancak bir düşmeyi yaratabilecek koşulları
engelleyebileceği varsayılan standart dışı bir yöntem uygulamaya konmuştur.
Buna göre yukarıdaki hareketsiz dağcı herhangi bir noktaya bağlı olmayan
ipin bir ucunu tutarken/salarken diğeri ipin bedenini/diğer ucunu tutarak ve
bu uca hafif bir yük vererek dikkatli bir şekilde yan geçişi
tamamlayacaktır. Daha sonra gelecek olan dağcılar ise iki ucu iki elde
tutulan ipten hafif bir yardım alarak geçmesi öngörülmüştü. En son dağcının
ipi ise varış noktası tarafındaki kişiler tarafından tutulacaktı.
İlk olarak Nasuh yukarıda anlatıldığı şekilde ipin bitimine kadar 50 metre
boyunca ilerlemiş geçişi tamamlamıştır. Nasuh yan geçişi tamamladıktan sonra
İskender Selçuk'la yer değiştirmiş ve Selçuk ipi hiç tutmadan ancak yanından
giderek geçişi tamamlamıştır.
Son olarak saat 13:15 civarında aynı noktaya gelen Kuvvet Nasuh'un ve
Selçuk'un geçişini izleyememiş ve diğer üç dağcı tarafından benimsenen
yöntem hakkında fikir sahibi olamamıştır. Kuvvet İskender'in önerisi üzerine
çantasının bel kemerinden yardımcı bir iple ana ipe pursik bağıyla
bağlanmıştır. Bu aşamada Kuvvet varsayılan yöntemin düşüşü durduramayıcı bir
nitelik taşıdığını düşünmemiş aksine kendisinin pursikle bağlanmış olmasının
mevcut hattın güvenli olduğu kanaatine varmıştır. Bu yönde İskender
tarafından da ikaz edilmemiştir.
Kuvvet son olarak İskender'e baktığında İskender omuzunun üzerinden attığı
ipi aynı taraftaki eliyle tutmaktadır. Kuvvet henüz İskender'den 3 metre
uzaklaşmışken yüzü vadiye dönük olmak üzere kaymış ve ipte hiçbir direnç
hissetmeden sırt üstü düşmeye başlamıştır. Düşüşü takip eden saniyelerde
Kuvvet sağ tarafına dönüp kazma ile düşüşü durdurmaya çalışırken sol
yanından yaklaşık üç metre öteden İskender'in hızla geçtiğini görmüştür.
Aynı sırada ipin gerilmesiyle diğer ucta ipin bağlı olduğu Nasuh'un kazması
yerinden fırlamış, Nasuh sendeleyerek düşmüş, olaya tanık olan Selçuk ise
ipi durdurabilmek amacıyla fırlamış olan kazma ve ipin üzerine atlamış ancak
kendisi de düşmeye başlamıştır.
Düşüş yaklaşık 30 metre sürdükten sonra birbirlerine yaklaşan Selçuk ve
Kuvvet şans eseri aynı anda durmayı başarmışlardır. Düşüş sırasında
Selçuk'un üzerine atladığı ip ve kazma da Selçuk'tan uzaklaşmıştır.
Kuvvet'in durduğu noktada ipin iki ucuda tamamen boş vaziyettedir.Daha sonra
yanlarına ulaşan Selçuk ve Nasuh'a İskender'in duramamış olduğunu
aktarmıştır.
İlk olarak seslenerek yanıt almaya çalışmışlardır. Grup bir süre düşüş
parkurunun yanındaki sırttan inerek İskender'i görmeye çalışmış ancak sadece
yaklaşık 200 metre aşağıda karın üzerinde açık duran bivağını
görebilmişlerdir. Bu aşamada Selçuk ve Nasuh hızla aşağıya inerlerken Kuvvet
ipi toplayarak kaza mahallinden aşağılara doğru sesle yanıt arayarak inmeye
başlamıştır. 4800 metrede ve saat 14.25 sularında Kuvvet aşağıdan yukarı
doğru çıkan Nasuh ile karşılaşmıştır. Nasuh sırt hattı boyunca düşüş yolunu
yukarılara kadar taramıştır. Bu esnada Kuvvet Nasuh'un aşağıya inmesini
beklemiş,gelen helikoptere düşüş alanını işaret etmeye çalışmıştır. Hava
kararmak üzereyken Nasuh'la birlikte 4200 kampına doğru inişe geçmişlerdir
İniş yolunda Selçuk'un sol diz kapağında sancı başlamış, bir sure sonra
dizde bükme zorluğu oluşmuştur.
Karanlığın çöküşü, soğuğun artışı ve kazazedelerin moral ve fiziksel
durumları o gün için ikinci bir aramayı olanaksız kılmıştır. Ertesi sabah
Kuvvet ve Selçuk bir alt kampa inerken Nasuh Öküz deresi sırt hattı buyunca
yukarıya çıkarak İskenderi görmeye çalışmış ancak görememiştir.
Değerlendirme Raporu
İskender'in ölüm nedeninin kafa travması olduğu ve bir anda olduğu şüphe
götürmeyecek bir biçimde belgelenmiştir. Aynı şekilde kurtarma ekibinin
çektiği fotograflar yardımıyla incelenen düşüş hattının eğimi ve şekli
düşüşün bir seferde kesintisiz bir şekilde gerçekleştiği görüşüne büyük
ağırlık kazandırmaktadır.
Kaza sonrasında ekip çeşitli vesilelerle bir araya gelerek kazayı tartışmış
ve son olarak geçtiğimiz pazar günü daha geniş bir katılımla tüm detaylar
gözden geçirilmiş, karanlık hiç bir nokta kalmamıştır. Yapılan
değerlendirmede gerek Ekip üyeleri gerekse toplantıya katılan diğer dağcılar
tarafından fikir birliğine varılan hususlar şu şekildedir:
1. Başta çıkışı planlayan ekip birbirlerini dağ şartlarında bilen ve
aralarında iyi bir diyalog bulunan yakın arkadaşlardı. Sonrasında çıkışa
olan talebin artması sonucu bu yapı dağıldı ve ekip çok daha heterojen bir
yapı kazandı. Son haliyle, ekip içinde ilk kez dağa beraber giden dağcılar
vardı; bu durum yadırganacak bir olgu olmamasına karşın ekipteki dağcıların
birbirlerinin tırmanış anlayışlarını ve yeteneklerini yeterince
tartamamaları kazayı hazırlayan etkenlerden biri oldu.
2. Çıkış ayrıntıları konusunda ekip üyeleri kendi aralarında
konuşmamışlar ve çıkışın teknik açıdan gösterebileceği muhtemel zorlukları
göz önünde bulundurmamışlardır. Muhtemel zorluklara uygun ekipman tesbiti,
paylaşımı ve temini yapılmamıştır.
3. Ortak bir ekip anlayışının bulunmayışında bir çok kişisel nedenin
yanısıra ekip üyelerinin daha önceki deneyleri , sorunsuz bir şekilde
belirli bir yükseltiye kadar çıkılmış olması,hava koşullarının iyi olması
gibi tamamen raslantısal ancak ortak karar almayı gerektirmeyen bir dizi
unsur bir arada bulunmaktadır. Tehlikeli yan geçişte yine alışılagelmedik
yüksek riskli bir yöntem denenmiştir. Bu yöntem bir emniyet sistemi değildir
ancak düşüşü yaratabilecek koşulları engellemeye yönelik bir yöntem olarak
denenmiştir.
4. Ekibin en deneyimlisi olan Nasuh'un riskli yerde kendisi çıkışta
zorlanmasına rağmen diğerlerini durumunu dikkate almaması ve dönüşte tek
başına birkaç kez yalnız geçmeyi denemesi kazaya yol açan etkenlerden biri
olmamakla beraber kazaya etken olan ekip anlayışını sergilemektedir.
5. Kuvvet'in ipe pursikle bağlanması, yöntemin uygulama şeklini düşüşü
engellemeye dayalı olmaktan çıkartıp düşüşü durdurmaya yönelik bir hale
getirmiştir. Oysa ipin iki ucu da sabit değildir ve düşüş halinde kazanın
gerçekleşmesi kesinlik kazanmıştır. Bu değişiklik ve Kuvvet'e yöntem
hakkında bilgi verilmemiş olması riski maksimum düzeye ulaştırmış ve risk
gerçekleşmiştir. Esasen pursikle çantaya bağlanılması da uygulanabilir bir
güvenlik sistemi olarak değerlendiliremez.
6. En az bir ucunun sabit olmadığı Kuvvet tarafından görülmüş olmasına
rağmen hattın güvenliği konusunda kendisini ipe bağlayan İskender'e hiçbir
soru sorulmamıştır. Hatalı olarak kendisinden önce geçenlerin de pursik
düğümü ile geçişi tamamladıklarını kabul etmiştir.
7. Pursik bağının hat üzerinde sürülerek ilerletilmesi,ve aynı anda
basılan zemine dikkat etmek mevcut denetimi ikiye ayırmıştır. Bu esnada
gerçekleşen en küçük bir tökezleme hattı tamamen ortadan kaldırmıştır.
8. Kuvvet'in düşüş anında ipte hiçbir direnç hissetmemesi ilgi çekici
bir durumdur aynı anda İskender''n hangi pozisyonda olduğu bilinmemektedir.
Bu konuda yorum yapmak imkansızdır ancak İskender'in düşüşünün başlangıcı
sanılandan farklı bir şekilde gerçekleşmiş olabilir.
Sonuç
Sonuç olarak 29 Şubat 2000 tarihinde saat 13:20 sularında gerçekleşen ve
İskender Iğdır'ın ölümü ile sonuçlanan Ağrı Dağı kazasında ekibin bütün
üyelerinin ayrı ayrı sorumlulukları olduğu anlaşılmıştır.
Kaza yukarıda ayrıntıları açıklanan biçimde gerçekleşirken özetle; çıkışı
gerçekleştiren ekip üyelerinin ortak hareket etmeyişleri, aldıkları teknik
malzemelerin yetersizliği, yüksek risk içeren bir yöntemin uygulamış olması,
sabit olmayan hatta pursik kullanılması kazanın oluşumuna sebebiyet
vermiştir.
Durumu bütün dağcılara bildiririz...
Bu metin 30 Nisan tarihli toplantıda ortak olaraki kararlaştırıldığı gibi
son düzeltmeler yapıldıktan sonra Kuvvet Lordoğlu, Selçuk Kahveci ve Nasuh
Mahruki tarafından bir kez daha gözden geçirilip onaylanmıştır
Tarih: 18.05.2000
Metin: Kuvvet Lordoğlu
Düzeltme: Alper Sesli
Batur Kürüz
Attila Ulaş
|
|