|
Alaca Zirve Şehitleri Anma Faaliyet Raporu-Zirve Kocaeli
Etkinlik Adı : Aladağlar Alaca Zirve Şehitlerimizi Anma Faaliyeti
Tarih : 22-23 Ekim 2011
Dağ-Zirveler : Alaca (3588 m.)
Rota : Akşampınarı- Direktaş Vadisi-Avcıbeli-Klasik Rota
Ekip : Hakan KOYUNCU, Yasemin Hoşer KOYUNCU, Oğuz Kaan ŞENOL, Kaan DÖNMEZ, Mesut AYGÜL, Erkan AKTAŞ, Soner LEVENTOĞLU, Özkan KESKİN, Hümeyra YIKILMAZ, Hakan ÇAKIROĞLU.
Rehberler : Hakan KOYUNCU
Teknik Malzeme : Kask, krampon, kafa feneri, telsiz, GPS, ilkyardım çantası.
Kamp Yeri : Akşampınarı
Hava Durumu : Hafif rüzgarlı, açık, bulutsuz, Gündüz: 15-16 C, Gece: 0-2 C.
Zirve Dağcılık Aladağlar Dağ Otobüsüne, Kocaeli Şube olarak 22 Ekim 2011 saat 00:15’de İzmit Halkevi önünden 5 kişilik ekip (Hakan, Yasemin, Kaan, Mesut ve Erkan) ile bindik. Otobüste, İstanbul’dan yola çıkanların kimisi uyuklar kimisi sohbet eder vaziyetteydi. Fazla ses çıkarmadan ve uyuyanları rahatsız etmeden kendimize boş yer bulup, bu ilk dağ otobüsü faaliyetinde biz de yer almanın heyecanı ile yola koyulduk.
Bir önceki Aladağlar Güzeller faaliyetinde, uykusuzluk ve sebep olduğu yorgunluk bana zirveye 200 m. kala, tırmanmaya devam eden ekibe aşağıdan bakmama neden olmuştu. Bu tecrübeden ötürü mutlaka uyumalıydım. Mesut’u da bu konuda uyardım ve kendisini zorlamasını istedim. Uykunun III. evresine geçmek üzereydim ki, otobüs mola vermek üzere saat 01:30’da durdu. Çorba ve çay ile içimizi ısıtıp tekrar yola koyulmamızdan kısa süre sonra uyuyabilmiştik.
.jpg)
Sabahın aydınlığı ve bulutsuz havadaki güneş ışığı otobüsün içini aydınlattığı gibi ısıtmaya da başlamıştı. Yavaş yavaş uyanmaya ve ayılmaya başladıkça, etrafımızdakilerle de sohbet etmeye ve tanışmaya başladık. Tüm otobüs uyanınca, İstanbul Şube başkanı Mutlu, otobüs ve faaliyet hakkında bilgi verip, sponsorların ürünlerinden oluşan bir çekiliş yapılacağını duyurarak herkese birer numara dağıttılar. İlk on hediye, İzmit’te arayıp da bulamadığım Buff (Narr) idi. Ve Kosmos’a yolladığım olumlu düşüncelerin yanıtı gecikmeden ilk çekilişte bir buff’a sahip oldum. Ve ardından da Mesut. Hakan’a Taylan’ın güzel resimlerinden biri, Yasemine de saç bandı. Erkan’a verilen çekiliş numarasının kaybolması ile O’na da istediği bir hediyeyi alma hakkı doğdu ve hakkını O da buff’tan yana kullandı.
Saat 07:30’da Aksaray’da ikinci ve son molamızı da verdikten sonra Niğde’nin içine uğramadan doğrudan Çamardı İlçesi Çukurbağ Köyüne saat 10:45’de vardık. Elma toplama zamanı olduğundan etraf pek sakin, fakat dağcıların ve Zirve’nin kadim dostu Mehmet traktörleri ile bizi beklemekteydi. Yere koyduğu bir kasa elma bitmeden hareket etmeyeceğini de ekleyerek.
İstanbul’dan uçakla Kayseri üzerinden gelen diğer ekibimiz de bize katıldığında, iki traktör ve bir Lada’ya eşyalarımız ile birlikte yerleşerek 11:35’de hareket ettik. Bir saate yakın bir yolculuk sonrasında Sarımehmet’in yurdunun üstündeki ormanın başına kadar traktörle geldik. Başkan ve eşi hanımefendi makam aracı ile (Lada) çoktan gelmişlerdi. Buradan 30 dakikalık yürüyüşle Akşampınarı kamp alanına vardık.
Çadırlarımızı kurup yerleştik. Kamp alanı kalabalıktı. Sanırım toplamda 40 kişilik bir ekip vardı. Sıcak bir çay yapmaya çalışırken, Hakan ve İstanbul’dan gelen veteran (!) ekip koyu bir sohbete daldılar.
Yeni başlayanların ve diğer ekiplerin çıkış saatleri ve rotaları belirlendikten sonra akşam yemeğini yapıp saat 18:00 gibi çadıra girip dinlenmeye başladık. Veteran toplantısında (!) Alaca’ya toplamda 10 kişilik bir ekiple saat 01:00’da yola çıkılmaya karar verilmişti. Saat 23:59’da kalkıp çabuk bir kahvaltı yaptık ve çantalarımızı hazırladık. Saat 01:00 itibariyle ekip hazırdı.
Hakan’ın rehberliğinde iyi bir tempo ve kısa molalarla Direktaş Vadisini geçtik. Avcıbelindeki duvarda kar vardı fakat krampona gerek kalmadan sorunsuz çıktık. Saat 06:30 gibi hava aydınlanmadan Avcıbeli’ni aştık ve Toroslar manzarasında iyi bir mola verdik. Buradan sonrası zirveye tırmanış sırtına kadar artık çarşaktı. Bir müddet irtifa kaybederek, zirveye tırmanacağımız sırta ulaşmaya çalıştık. Hava da yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı. Verdiğimiz kısa molalarda irtifayı kontrol ediyordum. 200 metreye yakın irtifa kaybetmiştik. Bu arada bizi ısıtması için güneşin doğmasını iple çekiyorduk.
Zirveye tırmanış rotasına girmiştik. Artık zemin kayalıktı. Kısa molalar veriyorduk fakat güneşin doğması ile verdiğimiz molada ısınmak için biraz fazla zaman geçirmekten de kimse şikayet etmemişti.
Zirveye 100 metre kala Yasemin koşar adımlar ile çıkıp doğru yolda olduğumuzu işaret ettiğinde, ekibin sonunda olan ben ve Mesut’a bu ateşleyici bir etki yaptı. Daha gayretle yanyana çıkmaya başladığımızda, yukarıya varan ekibin neden bir arada durduğunu kavrayamamıştım. Zirve sevincini bize bıraktıklarını farkedince, kendimi yeni oyuncak alınmış çocuk gibi hissettim. Saat 08:20’de zirvedeydik. Hava açık, manzara müthişti.
Şehitlerimizin anısına getirdiğimiz Türk Bayrağımızı hep birlikte açıp, hepsini saygıyla andık.
Zirveden inişe saat 09:15’de başladık. Şimdi çıktığımız yerleri hızlı hızlı iniyorduk. Güneş de ısıtmanın yanında artık terletmeye başlamıştı. Avcıbeline bizi doğrudan götürecek yoldan bu sefer irtifa kaybetmeden seri bir şekilde ilerlemeye devam ettik. Saat 10:30’da Avcıbeline varmıştık, mola verip dinlendikten sonra inişe devam ettik. Duvardan iniş, kar nedeniyle çıkıştan daha zor oldu fakat emniyetli bir şekilde inmeyi başardık. Gece karanlığında farkedemediğimiz vadinin ihtişamı beni etkilemişti. İnişin uzun olması Mesut’un ayağı ve benim dizimde küçük sorunlar yaratsa da keyfimizi bozacak türden değildi. Saat 01:30 civarında kamp alanına vardık. Henüz gelmeyen ekipler vardı. Hızlı bir şekilde toparlanıp, traktörlere doğru orman başına yola çıktık. İlk traktöre binip köye vardığımızda cep telefonları ile iletişim imkanımız oldu ve Van’da yaşanan deprem felaketinin acı haberini öğrendik. Haberi alan herkes yardım kapsamında neler yapılabileceğini konuşmaya başladı. Bu esnada birçok kurum/kuruluşun yardım için yolda olduğu da öğrenildi. Tüm ekibin toplanıp otobüsün yola koyulması saat 17:30 civarıydı. Niğde şehir merkezinde karnımızı doyurup 18:30 gibi dönüş yoluna geçtik.
Bu ilk dağ otobüsünde yer alan ve zirve tırmanışına imza atan tüm ekip üyelerini tebrik ediyorum. Zirvelerde buluşmak dileğiyle.
K.DÖNMEZ
|