|
Bir arama-kurtarma hikayesi
www.hurriyetim.com 17.Aralik.2001
Kayıp dağcılar bulundu
Uludağ`da, dün gece kaybolduktan sonra, bu sabah bulunan 3 Türk dağcının
ardından, biri Avusturyalı diğer kayıp 2 dağcıya da ulaşıldı. Sabah
bulunan Emin Durak, Damla Solar ve Kaan Polatoğlu`nun Uludağ Jandarma
Komutanlığı`na getirilerek, ifadelerinin alınmasının ardından, kayıp
kişilerin Uludağ`a zirve tırmanışı yapmak isteyen dağcılar oldukları
belirlendi. Yıldız Teknik Üniversitesi`nde (YTÜ) öğrenci olan bu
kişilerin ifadeleri doğrultusunda 3 kar motoru ve 10 kişilik 2 timle diğer
kayıpları aramaya başlayan Jandarma, bu kişilerle cep telefonu
aracılığıyla bağlantı kurmayı başardı. Kayıp dağcılardan daha
önce Fransız olduğu bildirilen yabancının, Türkiye`de çalışan
Avusturya uyruklu olduğu, zirveye yakın bir bölgedekamp yaparken şiddetli
rüzgar nedeniyle çadırlarının yıkıldığı ve kapalı bir bölgeye
sığındıkları bilgisini alan Jandarma timleri, saat 14.00 sıralarında da
bu kişilere ulaştı. Dağcılara ulaşılan bölgede şiddetli tipi
nedeniyle görüş mesafesinin 5 metreye kadar düşmesi sonucu, bu kişilerin
oteller bölgesine indirilmesi için bölgede beklenmeye başlandı. Hava
koşullarının iniş için elverişli olması halinde, bu kişilerin Oteller
Bölgesi`ne indirileceği öğrenildi. 3 TÜRK DAĞCI`NIN SAĞLIK DURUMU
İYİKayıp olduklarının bildirilmesinin ardından dün gece başlatılan
arama-kurtarma çalışmaları sonucunda, Uludağ Volfram Madeni yakınlarında
bulunan Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisi 3 Türk dağcıEmin Durak,
Damla Solar ve Kaan Polatoğlu`nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Jandarma ekiplerince sabah saat 08.00`de bulunan dağcılar, Uludağ Jandarma
Komutanlığı`nda ifadelerinin alınmasının ardından otellerine
gönderildi.
____________________________________________
Yukarida adi gecen sahislardan ben Kaan POLATOGLU ve diger iki arkadas 16
aralik 2001 tarihinde tirmanis amaciyla Uludaga geldik. Tirmanisa saat 2
civarinda oteller bolgesinden basladik. Amacimiz ilk olarak volfram madeni
yakininda kamp kurmak ertesi gun ise tirmanisa baslamakti. Yolda Y.T.U.D.A.K in egitim grubu ile karsilastik . Hava bu sirada kapanmaya baslamisti
ve yagis ve ruzgar artmaya baslamisti. Y.T.U.D.A.K ekibini gordukten kisa bir
sure sonra madene giden araba yolundaki kopruye ulastik. Burada hava
kosullarinin agirlasmasi nedeniyle kamp kurmaya karar verdik. ( Kirkpinar
Mevki, Volfram Madeni yanindaki vadinin alt kismi ) Gece boyunca cok fazla
yagis ve ruzgar vardi. Fakat bizim hicbir sorunumuz yoktu cadirimizin icinde
herzamanki gibi yemek yiyip geyik yaptik. Ne cadirimiz firtina ve yagistan
oturu coktu, ne hipotermiye girdik, ne uzuvlarimiz dondu, ne yuksek irtifa
hastaligina yakalandik, ne uzerimize cig dustu, ne kaybolduk ne mahsur kaldik.
Bunlarin yerine herzamanki dag geyiklerini cevirdik aramizda. Sicacik
cadirimizda yanimizda getirdigimiz guzel mamalarimizi yedik. Sabah oldugunda
cikip etrafimiza baktigimizda cok yagis oldugunu gorduk cok fazla kar
birikmisti , yagisin devam edecegini altimetremizin devamli yukselmesinden
tahmin ettigimiz icin ve gorusun yagis ve sis nedeniyle kapanmasindan dolayi
tirmanisimizdan vazgecip toplanip geri donmeye karar verdik. Toplanmaya
basladigimiz sirada bir grup jandarma yanimiza geldi ve kabus basladi. Jandarma
bize herseyi anlatti ve bize mahsur kaldigimizi ve kayboldugumuzu bildirdi.
Hepimiz bir yasimiza daha girdik. Nefesimizi tuketmemiz bosunaydi galiba.
Jandarma arkadaslara gayet iyi oldugumuzu mahsur kalmadigimizi,
kaybolmadigimizi anlattik. Ama israrla bizi Jandarma Karakoluna goturup tutanak
tutmak zorunda olduklarini soylediler, galiba gunah kecileri biz olucaktik.
Jandarmaya israrla bir sorunumuz olmadigini bizimle vakit kaybetmemeleri
gerektigini gercekten yardima ihtiyac olanlarla ilgilenmeleri gerektigini
anlatmaya calistik ama nafile. Tam o sirada Komutan kayak pistlerini
duzeltmeye yarayan paletli aracla geldi ve araca binmemizi soyledi. Onada
herseyi anlatmaya calistik ama nafile. Araca bindik bizi saglik merkezine
goturdu turp gibi olmamiza ragmen. Saglik raporlari, doktor kontrolleri artik
ok yaydan cikmisti, soylediklerimizi kimse kaile almiyordu. Artik biz mahsur
kalmis, kaybolmus dagcilardik. Neyse en sonunda Jandarma karakolunda aldik
solugu , ve basladilar tutanaklari yazmaya herseyi anlattik ve en sonunda
anladilar bizim kaybolmadigimizi veya mahsur kalmadigimizi. Tutanaklarada boyle
gectiler. Yardim talebinde bulunan arkadaslarla Jandarma arasindaki bir yanlis
anlamanin kurbani olmustuk. Fakat bu arada Jandarmanin telsiz konusmalarini
dinleyen medya mensuplari havadaki kan kokusunu almislardi, gunah kecileri
dunden hazirdi zaten. Jandarma tutanaklarindan, sagdan soldan duyduklariyla
medyadada bir kez daha kaybolduk, mahsur kaldik. Basimiza gelenler bence
herkesin basina gelebilir, bildiginiz gibi zaten medya dagcilarin daglarda
mahsur kalmasina, kaybolmasina , olmesine cok meraklilar. Bence tepkimizi hep
beraber bu yalan yanlis haberlerle ortaligi bulandiran medya kuruluslarina
vermeliyiz. Yukaridaki haberde gordugunuz uzere yalan yanlis bir suru sey var.
Bir yanlis anlamadan oturu basta biz olmak uzere bir cok kisi ve klup magdur
kaldi. Bu maili bildiginiz mailing listlere yollarsaniz sevinirim.
Kaan Polatoglu
|
|