Dağ: Büyük Demirkazık
Rota: Narpuz vadisi – klasik külah rotası
Ekip: Muzaffer TEKİN, Ömer Fahri YAZICIOĞLU, Gürkan COŞKUN, Abdullah TOPAL
Teknik Malzeme: 60 Mt. Yarım ip, emniyet kemeri, atc, hms, karabin, yardımcı ip, perlon, Kazma-krampon(kullanılmadı), Çekiç-3 sikke (kullanılmadı)
Kamp Yeri: Doğu Geçitinde bivak (3200)
Hava Durumu: bulutsuz, sıcak, zirvede sıfır rüzgar, Zirve dönüşü batıdan rüzgarlı
Büyük Demirkazık klasik rota yaz tırmanışı için Muzaffer ‘le birlikte 2-3 ay öncesinden planlamaya başlamıştık. Okuduğumuz faaliyet raporlarından edindiğimiz bilgiye göre zirve külahına kadar 2 alternatif rota olduğunu öğrendik. (arpalık-tekepınarı-obayeri-doğu çarşağı-külah) rotasını veya (sokullupınar-narpuz vadisi-kızılçarşak-külah) rotasını kullanacaktık.
Gürkan ve Abdullah arkadaşlarımızda faaliyetimize katılmak istediler. İki arkadaşımızında önceki zirve çıkışlarını bildiğimiz için katılmalarını uygun bulmuştuk. Uyum konusundan kendilerinden şüphem yoktu. Fakat rotayı bilmediğimizi ve rotayı bulmakta gecikirsek zirve yapılamayacağını da kendilerine de iletmiştim.
Daha önce hiçbirimizde bu iki vadiden geçiş yapmamıştık. Narpuz vadisine olan merakımızdan dolayı araştırmalarımı bu rota üzerinden yapmıştım. Fotoğrafları inceleyerek daha önce bu rotadan zirve yapmış dostlarımızdan rota hakkında bilgilendirme almıştım. Rota araştırmasıyla en çok ben ilgilendiğim için faaliyetin rehberliğini ben, Ekip için kritik kararların alınmasında Muzaffer ‘i lider olarak belirlemiştik.
Kamp yükünü minimum tutup, ilk gün güneş batana kadar yükselmekti niyetimiz. Trekking çantalarından biraz büyük çantaları kullanmıştık.
Aladağlarda mevsimlerin 2-3 hafta kaymış olmasından dolayı kazma ve krampon’larımızıda yanımıza aldık.
4 kişi Cuma akşamı 22:00 ‘de İstanbul ‘dan kendi aracımızla hareketle Cumartesi 06:30 ‘da Niğde ‘ye varmış olduk. Erken saatde varmış olmamız nedeniyle kahvaltı ve alışveriş yapmak için 1 saat beklemek zorunda kaldık. İhtiyaçlarımızı giderdikten sonra 09:30 itibariyle sokullupınar kamp alanına kadar aracımızla çıkabildik. Demirkazık köyünden, sokullupınar 'a traktör yolu araç için gayet düzgün.
Haberini aldığımız başka bir ekip 4 arkadaşımızda peck kulvarından zirve yapacaklardı. Kendileriyle sokullupınar ‘da buluşmuş olduk. 10:30 itibariyle hep birlikte yürüyüşe başlayıp kapıdan geçerek narpuz 1 vadisine giriş yaptık. Peck kulvarı ekibi bizden ayrılarak kendi rotalarını izlediler.
Narpuz vadisi yükselerek narpuz 2 vadisini kapısında sonlanıyor. 1,5 saatde Narpuz 2 kapısına varmış olduk. Kapıya girdikten sonra 30-40 metre suyu takip ederek ilerledikten sonra sol yanağa doğru çıkış yaptık. Patika ve kaya babalarını takip ederek. Sol yanakda biraz ilerledikten sonra patika tekrar suyun düştüğü yere indirdi. Sol tarafdan tekrar yükselerek narpuz 2 vadisine giriş yaptık. Patikayı takip ederek vadide yükselmeye devam ettik. Dere içindeki su kesildi ve su derdine düştük. Kar kalıntıları altından su sesi geliyor ama suya erişemiyoruz. Vadide yükselmeye devam edip kızılçarşak giriş hizasına 14:30 ‘da varmış olduk. Dere içinde bir kaya altından su çıkıyor ve 20-30 metre sonra tekrar başka bir kayanın altına girip su kayboluyor. Bol miktarda su ihtiyacımızı giderdik ve birşey atıştırdıktan sonra biraz uyuduk. Henüz güneşin batmasına çok zaman olduğu için kızılçarşağıda çıkıp doğu geçitinde bivak yapmayı planladık. Kazma ve kramponlarımızı bu mola verdiğimiz yere bırakmaya karar verdik. Bu karar bizi biraz tereddüte düşürmüş olsada güneye bakan yüzlerde hiç kar görünmüyordu. Külahın üst kısımlarını aşağıdan görebiliyorduk. Külah çıkışında kar olmasına ihtimal yoktu ama zirveye giden sırt geçişinde kar olabilirdi. Külahı çıktıktan sonra zirveye gitmesekde olurdu. Kazma krampon yerine 1 litre su fazladan taşıdık. 15:30 itibariyle kızılçarşağı kamp yükümüzle çıkmaya başladık. Buranın sevimsiz bir yer olduğunu duymuştum ama bu kadar sevimsiz olabileceğini tahmin etmemiştim. Daha çok kayalarının yanından ilerledik. Taşlar buralarda daha büyük parçalar halinde olduğu için akıntı nispeten daha az oluyor. Yükselince sonlara doğru çarşak kulvarı 2 kola ayrılıyor. Sol kol dan yükselmeye devam ettik. Ortası delik olan kayayıda geçip dinlenme molası verdik. Çarşağın sonu çıkmaz sokak gibiydi. Bu sırada Muzaffer sol tarafımızda kaya babasını farketti. Gidip baktığında sırta giden patikayı bulmuştu. Patikayı takip edip Doğu geçidine gelmiştik. KızılÇarşağı çıkıp geçide gelmek 2,5 saat ‘imizi almıştı. Geçidin öbür tarafı doğuçarşağı mevsimlik göle kadar kar altında idi. Üst taraflardan biraz kar alıp erittik. Bivağımızı geçidin olduğu yere attık. Dümdüz ve heryere hakim bir noktaydı. Buradan zirve külahı gayet net görülebiliyor çıkış yapacağımız doğu duvarına yakın çatlakları görebiliyorduk.
Sıvı alımı ve birşeyler atıştırdıktan sonra saat 19:00 ‘da bivaklarımıza çekildik ve ertesi sabah 06:00 ‘ya kadar uyuduk. Yol yorgunluğu ve çarşak çıkışı çok yormuştu. Yıldızların altında çok iyi dinlenmiştik. Sabah kahvaltımızdan sonra 07:00 ‘de külaha giden patikaya izledik. Patika bitince doğu duvarına yakın slab yüzeylere varmıştık. Külahın en sağından (doğu duvarına yakın) tırmanmaya başladık. Sol tarafa doğru kaçamıyoruz oralar tamamıyla slab yüzey ve tutacak hiçbirşey yok. Muzaffer önden çıkıyor ben arkasındayım, gürkan ve abdullah arkamızdan geliyorlar. Çıkışta her 25-30 metrede bir sikkeleri gördük. Sikkelere takılı mevcut perlonlara güvenmeyip yanımda getirdiğim perlonlarımı taktım.(inişte uğraşmamak için) Hepimizde sikkelerin yerlerini inişte bulabilmek için dikkatlice baktık. Yanımda her ihtimale karşı çekiç ve 3 adet sikke getirmiştim ama hiç kullanma ihtiyacı duymadım.
Çıkarken bol miktarda basacak ve tutacak yer bulunuyor. Sürekli tutacak basacak yer aramakla meşgul olduğumuz için doğu duvarının boşluk hissini farketmedik. İp açma ihtiyacı duymadık. Zirve sırtına varınca tırmanış bitmişti. Zirveyi görebiliyorduk artık. Zirveye giden sırt patikasının kuzeyinde kar kornişi kalmış ama yürüyecek kadar karsız patika mevcuttu. Bir noktada 2 metre geçmemiz gereken oluk içerisinde sert kar vardı, daha önce geçenlerin derin izlerine basarak geçtik.
09:00 itibariyle zirveye varmıştık. Zirvede vodafone çekiyor. Peck kulvarından çıkış yapan diğer 4 arkadaşlarımıza telefonla ulaştık. Yarım saat sonra zirvedeyiz bizi bekleyin ipleri birleştirip uzun iniş yaparız dediler. Bu telefon konuşmasının üzerine 2 saat sonra zirvede yanımızda olabildiler. Bizde o sürede zirve keyfini bol bol çıkarttık. Hava bulutsuz, sıcak ve sıfır rüzgar hakimdi. Aladağlardaki bir çok zirveyi görebiliyorduk.
Peck Kulvarından çıkan ekiple beraber 8 kişi 11:00 gibi inişe başladık. İlk ip inişi yapılacak yerde 2 tane bolt mevcut. İstasyon 'dan, iki ipi birleştirdikten sonra 60 metre ip inişine başladık. Burayı aynı anda iki kişi inerek tamamladık. Sonraki iniş yapacağımız yerde sikkeden 60 metre inişe başladık. Sikkeden istasyon aldığımız için tek tek inmeye başladık. Buda inişimizi çok yavaşlatıyordu. İp inişi sıra beklemesi çok zaman kaybı oldu. Aynı zamanda aşağıdan 6-7 kişide yukarı tırmanış yapıyor. Üstlerine taş düşürmemek için sürekli dikkat ediyoruz. Slab yüzeylerde irili ufaklı taşlar mevcut. İp hareketi taşları düşürüyor. İkinci 60 metreyide indikten sonra küçük bir kısım slab yüzey kalmıştı. İp açalım mı açmayalımmı derken acelemiz yok açalım kararı aldık. Burayıda tek tek indikten sonra bivak yaptığımız geçide kadar 2,5 saat ‘de inmiştik. Külahı inişimiz çıkışımızdan daha uzun sürmüştü. Çantaları toplayıp kızılçarşakdan koşarak inişe başladık. 2,5 saatde çıktığımız kızılçarşağı toz içinde 15 dakkada inmiştik. İniş çok sevimliydi. Geldiğimiz rotadan sokullupınar ‘a 16:30 vardık. Sonrası İstanbul yolculuğu.
Aladağlara uzaktan bakıldığında ilk kendini belli eden Büyük Demirkazık dağı zirvesine çıkıp inerek, keyif ve heyecan dolu sağsalim faaliyeti tamamlamıştık.
Rota tarifi yapan, bilgilendiren ve fotoğraf paylaşımında bulunan dostlarıma gönülden teşekkür ederim...
Dağlarda görüşmek dileğiyle,
Sağlıcakla kalın
Ömer Fahri YAZICIOĞLU
Zirve Dağcılık - İstanbul