Şubelere Hızlı Erişim
Ana Başlıklar
Site İçi Arama Motoru
 
Anahtar kelime giriniz.
Detaylı arama için tıklayın
ÖZLEDİKLERİMİZ..
Sevgili özel Pak Ağabeyimiz..

Taziye Defterine Yazınız
İlave Sayfalar
Faydalı Linkler
Meteorolojik Bilgiler & Linkler
Site Kullanımı Hakkında

FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK
FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK
Soru Sormak İçin Tıklayınız Yazıcıya Uygun Görünüm Sayfayı Tavsiye etmek için tıklayınız. FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK - Konusunu Facebook ta yayınlamak için tıklayınız. FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK - Konusunu Twitter da yayınlamak için tıklayınız.  Sık Kullanılanlara Eklemek için tıklayınız
FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK

FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK
FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK
  
  İbrahim AKÇAY – Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Klübü Eğitmeni
  
  Dünyada Dağcılık;
  Başlangıcı tam olarak bilinmemekle beraber dağcılık sporunun Alplerde doğduğu tahmin edilmektedir. Bir görüşe göre gerçek anlamda dağcılık 1492 yılında Fransa Kralı VIII. Charles’ın görevlendirdiği on kişilik bir ekibin Mont Aiguille Dağı'na çıkmasıyla başlamıştır. 8 Ağustos 1786 yılında Kristal arayıcısı Jacgues Bolmat ve Dr.Gatriel Paccerd in Mont Blanc’ın (4807 metreyle Alplerin en yüksek zirvesi) tırmanmasıyla dağcılık büyük bir aşama kaydetmiştir.Bu sebeple dağcılık ilk olarak Alp Dağlarında başladığından Alpinizm olarak bilinmekte ve bu sporu yapanlara da alpinist denmektedir. Bu tarihten sonra insanların dağların erişilmez gibi gözüken yüksek zirvelerine çıkılabileceklerine olan inançları artmış, dağcılığa duyulan ilgi inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Bu tırmanışları takiben 1857 yılında İngiltere de ilk dağcılık klübü olan Alpine Clup Kurulmuştur. Bugün, Avusturya, İsviçre, Fransa gibi bazı ülkelerde bir dağcılık kültürünün varlığından rahatlıkla bahsedebiliriz.
  Türkiyede Dağcılık;
  Türkiyede spor olarak dağcılığın başlangıcı 1920’li yıllardır.1924 yılında Albay Cahit Bey, subay ve erlerden oluşan ekibiyle Kayseri’ de Erciyes Dağının zirvesine tırmanmışlardır.1926 yılında ilk dağcılık talimgahı kuruldu ve bu yurdumuzda açılan ilk dağcılık okulu oldu.1928 de Türk Dağcılık Örgütü kuruldu.1938 de Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu kurularak Latif Osman Çıkıgil ilk başkan oldu.
  
  Dağcılık Sporu;
  İnsanları dağlara çeken en önemli etkenler merak ve keşfetme duygusudur. Dağda ilerlerken sürekli olarak bir adım sonra neyle karşılaşacağınızı düşünürsünüz. İlerdeki tepenin arkasında veya zirvede karşılaşacaklarınızı düşünmek sizi devamlı ileri gitmeye zorlar. Attığınız her adım, çıktığınız her zirve sizin için bir keşiftir; oraya ilk ulaşan siz olmasanız bile!..
   Dağdayken doğanın sunduğu güzelliklerin de tadına varırsınız. Temiz dağ havasının, her zamankinden daha yakın gözüken yıldızların, heykeltraş elinden çıkmış gibi duran kaya ve buz oluşumlarının ve ayaklarınızın altında deniz gibi uzanıp giden bulutların... Her adımda karşınıza başka bir mükemmellik çıkar. Dağdan şehre geri dönerken zihninizin her zamankinden daha berrak olduğunu fark edersiniz. Bunun sebebi dağdayken şehirdeki problemlerinizi unutmuş olmanızdır. Bir tırmanış esnasında her zaman dikkatinizi bir sonraki hamleye vermek, yapacağınız hamlenin sonuçlarını tahmin etmek zorundasınızdır. Sürekli bir sonraki hamleye konsantre olmak, şehirdeyken devamlı zihninizin bir köşesinde duran, sizi üzen, sinirlendiren, stres yaratan problemleri siler atar. Uzmanlara göre kişi ancak stresten uzak kalabildiği, zihnini boşaltabildiği durumlarda gerçek anlamda dinlenebilmekte ve sağlıklı kalabilmektedir. İşte dağcılık da bunu sağlar. Fiziksel açıdan yorulsanız bile zihinsel açıdan dinlenmiş olarak şehre dönersiniz.
  Dağcılığın en güzel taraflarından birisi de kalıcı dostluklar sağlamasıdır. Kişi dağdayken yanında zor şartlarda yardımına koşan, güçlükleri beraberce göğüsleyebileceği, güvenilir yol arkadaşlarına ihtiyaç duyar. Böyle arkadaşları ayırt etmek fazla uzun sürmez. Doğanın çetin şartlarında insanların gerçek kişiliklerini saklamaları imkansızdır. Dağda kişi gerçekte neyse odur. Bu da dağcının partnerlerini bütün çıplaklığıyla tanımasını sağlar. Sonuçta, dağcı kiminle anlaşabileceğini, kime sonuna kadar güvenebileceğini, kimden uzak durması gerektiğini bilir. Bir insanı dağa götürmek onu tanımanın en kestirme yoludur.
  Dağcılık birçok insan için kendini ifade etme biçimidir. Zirve yolunda karşısına çıkan güçlükleri aşabildiğini görmek, başkalarının zihinlerinde bile canlandıramadıkları şeyleri başarmak kişide bir çeşit macera, bir çeşit yenilmezlik duygusu uyandırır. Belki de insanları dağlara çeken bu duygudur. Dağcı zorlukları aştıkça kendine olan güveni artar. Zirveye çıkarken seçilen yol ne kadar çetin, aşılan engeller ne kadar zor olursa, zirvede yaşanan mutluluk ve tatmin duygusu da o kadar büyük olur. Dağcıların kendilerine devamlı daha zor rotalar aramaları da bu yüzdendir.
  Yapılan işin zorluğu, göze alınan riskin büyüklüğü korkuyu da beraberinde getirir. Fakat dağcının dağda hayatta kalmasını sağlayan da bu korkudur. Korku dikkati canlı tutarak dağcının hata yapmasını engeller. Dağcı cesaret kazandıkça daha az ihtiyatlı olur. İhtiyatsız dağcı ise ölüme mahkumdur. Kolay rotalarda meydana gelen ölümlerin sayısı en az zor rotalardaki kadardır. Sebep hep aynıdır: En basit güvenlik önlemlerini almamak!..
  Bazı insanlar dağcılığı doğaya karşı bir meydan okuma olarak görürler. Gereksiz yere risk alıp sonunda hayatlarını kaybederler. Doğru olan doğaya karşı olmak değil, onunla uyum içinde olmaktır. İnsanın doğaya karşı açacağı bir savaşı kaybetmesi kaçınılmazdır. Modern teknolojinin sunduğu bütün olanaklara sahip olsa bile insanoğlu doğa karşısında henüz acizdir. Dağcı herhangi bir dağın zirvesine ancak dağ izin verirse çıkabilir. Bu teorinin geçerliliği dağın yüksekliğiyle doğru orantılıdır. Yükseklerde hava değişkendir. Çok kısa bir süre içerisinde bulutsuz, güneşli bir gökyüzü yerini korkunç bir fırtınaya bırakabilir.Sınırlarını yükseltmek dağcının kendi elindedir. Bu sınırları belirleyen en önemli etken tecrübedir. Tecrübe kazanmanın tek yolu ise sık sık dağcılık faaliyetlerine katılmaktır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, acemi dağcının yeterli tecrübeye sahip oluncaya kadar deneyimli partnerlerle dağa gitmesidir.
  Tecrübe tek başına yeterli değildir. Dağcının fizik kondüsyonunu yüksek tutması ve gereken teorik bilgiyi elde etmesi için çok çalışması da gerekir. Acımasız doğa koşullarında ayakta kalmanın yolu önceden yeterli çalışmayı yapmış olmaktan geçer.
  Dağcı için hayati önem taşıyan bir diğer unsur ise malzemedir. İnsanoğlu, hayvanların aksine, doğada yaşamak için gereken özelliklere sahip değildir. Doğada hayatta kalabilmek için çeşitli malzemelere ihtiyaç duyar. Bunların en önemlileri ayakkabı ve giyeceklerdir.
  En ağır görevi üstlenen ayakların korunması için sağlam, rahat ve soğuk havalarda üşütmeyecek dağ botlarına ihtiyaç vardır. Botlar sağlam olmalıdır; çünkü ayakkabıların doğada yıpranma hızı şehirdekine göre inanılmayacak derecede fazladır. Şehirde giydiğimiz birçok günlük ayakkabı dağ şartlarında en fazla bir hafta dayanır. Botlar rahat olmalıdır; çünkü ayağınızı vuran bir bot faaliyetinizi işkenceye çevirir. Bu nedenle botlar bir numara büyük alınmalı ve şehir şartlarında bir süre denendikten sonra dağda kullanılmalıdır.
  Giyecekler de çok önemlidir. Eğer giyeceklerimiz yeterli özelliklere sahip değilse yükseklerdeki soğuk çok fazla ısı kaybetmemize yol açar. Kaybettiğimiz ısı normal limitlerin üstüne çıktığı zaman da hastalanırız. Hatta donarak ölmemiz bile sözkonusudur. Kendimizi bu gibi tehlikelerden koruyabilmemiz için mevsime göre ısı kaybını makul seviyelerde tutacak giyisiler seçmemiz gerekir. Giysilerde aranan diğer özellikler kumaşlarının su tutmamaları ve nefes almalarıdır. Su (nem, ter vb.) çok iyi bir ısı iletkeni, kuru hava ise en iyi doğal ısı yalıtkanıdır. Dolayısıyla, giysimizin kumaşı yağmur suyunu ve vücut terini çekmemelidir. Kumaşın dokuması vücut terinin dışarı atılmasına izin vermeli, fakat yağmur suyunu geçirmemelidir. Amaçlanan, terin giyisi katmanları arasından geçerek en sonunda dışarı atılmasıdır. Böylece giyeceklerimizin katmanları arasında kalacak kuru hava ısı yalıtımını sağlayarak bizi soğuktan korur. Genelde iç giysi olarak polipropilen malzeme veya "polar" teknolojisiyle üretilenler tercih edilir. İdeal olmasa da nispeten ucuz bir alternatif olduğu için yünlüler de kullanılabilir. Hava yeterince sıcak değilse pamuklular kesinlikle kullanılmamalıdır. Dış katman olarak en çok tercih edilenler aynı zamanda oldukça pahalı olan Gore-tex ve Sympa-tex gibi çok özel dokumalı kumaşlardan üretilen giyisilerdir. Çok soğuk havalarda ise kaztüyü anorak ve tulumlar kullanılabilir. Dağcılık malzemelerinin tamamını teker teker açıklamak oldukça fazla yer tutacağı için maalesef bu yazıda hepsini detaylı olarak ele alamıyoruz. Fakat kısaca belirtecek olursak, doğada yaşamımızı kolaylaştıran diğer malzemeler arasında uyku tulumu, "mat", çadır, sırt çantası, bivak torbası, kamp ocağı ve matarayı; teknik tırmanış malzemeleri olarak da emniyet kolonu, ip, krampon, kar kazması, perlon, "friction", çekiç, stoper, "friend", sikke ve karabini sayabiliriz.
  Dağcılığın ön koşulu doğada yaşama becerisine sahip olmaktır. Doğada yaşayabilmek (en azından başlangıçta) pek de kolay sayılmaz. Şehirde sahip olduğunuz medeniyetin kolaylıklarından bir anda vazgeçmek mecburiyetinde kalırsınız. Örneğin dağda tuvalet yoktur. Sıcak duş alma imkanı da yoktur. Evinizdeki sıcacık yatağınızın alternatifi uyku tulumu ve "mat"tır (2 cm kalınlığında süngerimsi dar, kısa ve hafif şilte). Doğadaki temel gıdalarınız artık makarna ve bulgurdur. Çünkü gezi boyunca bozulmadan kalan, en fazla enerji sağlayıp sırt çantanızı en az ağırlaştıran yiyecekler onlardır.Yazın çoğu dağda su bulamazsınız, suyu taşımanız gerekir. Bazen kirli bir fanilayı bir hafta giymek zorunda kalırsınız... Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Fakat bu kadarı bile yapılacak fedakarlığın boyutları hakkında bir fikir veriyor. Dağcılığa niyetlenen birisi ilk önce yapacağı işin bu fedakarlığa deyip deymeyeceğine karar vermelidir. Medeniyetin nimetlerinden uzaklaşamayanların yapmaları gereken ise hiç başlamamaktır.
  Dağcılığın ön koşulu doğada yaşayabilmektir demiştik. Doğada yaşamanın ön koşulu ise doğayı kirletmemektir. Aksi takdirde doğaya geri döndüğümüzde bir önceki gelişimizde karşılaştığımız güzellikleri yerinde bulamayabiliriz. Dağcı çöpünü kente dönene kadar yanında taşır; çöpünün doğada kendi başına yok olamayacağını, çevreyi kirleteceğini bilir. Doğada sabun ve deterjan kullanmaz; bu tip temizleyicilerin suları ve toprağı zehirlediğini, bitkilere zarar verdiğini bilir. Hayvanlara zarar vermez; nesillerinin yok olabileceğini bilir. Kısacası dağcı çevrecidir; sebebi ne olursa olsun doğanın güzelliğini bozmaması gerektiğini bilir.
  Günümüzde dağcılık diğer sporlara oranla serbest zamanları değerlendirmede daha etkin bir hal almıştır.Bu spor ufak yaşta öğrenilmeye başlanabilen ve ileri yaşlara kadar devam ettirilebilecek bir spor dalıdır. Bu öğrenme süreci içerisinde dağcılık sporunun işin ehli uzman kişiler tarafından öğrenilmesinde fayda vardır.Genel anlamda bir tanım yapacak olursak dağcılık;
  
  Doğada yazın ve kışın Kar-Buz ve Kaya tekniklerinin uygulanarak hedeflenen rotanın tırmanılmasıdır.Bu bazen bir kaya duvarı bazen buz kulvarı bazen de yürüyüş şeklindeki parkurlar olabileceği gibi bazen de zirve olabilir.Dağcılık doğa ile iç içe olmayı gerektiren bir spor dalıdır.Bu nedenle de kaza olasılığı her zaman vardır.Kaza yalnız acemilerin değil profesyonellerinde başına gelir.Bu bakımdan kişi hayatta kalmanın önemini hiçbir zaman küçümsememelidir.Dağlara gidecek olan kişilerin mutlaka sistemli bir eğitimden geçmesi gerekmektedir.
  
  Dağcılık ;
  
  A.KAYA TIRMANIŞI Kaya tırmanışlarında zirveler değil rotalar ön plana çıkar. Bu tırmanışlar çoğunlukla zirveyle sonuçlansa da önemli olan zirveye ulaşılıp ulaşılmaması değil, hangi yoldan zirveye ulaşıldığıdır. Çıkılacak rotalar genellikle 90 derece diklikte olan kaya duvarlarıdır.
  Kaya tırmanışlarında genelde çıkılacak kaya duvarının dibine kamp kurulur. Son hazırlıklar burada tamamlandıktan sonra tırmanış başlar. Çoğunlukla iki veya üç kişi tırmanırken bir destek ekibi de kampta bekler. Çıkılacak duvarın yüksekliğine ve zorluğuna göre tırmanış süresi bir gün ile iki hafta arasında değişir. Tırmanış sırasında dağcılar devamlı olarak dik bir yüzeyde olacakları, hatta bu dik yüzeyde geceleyecekleri için emniyet almak önem kazanır. Bu amaçla ip ve çeşitli tırmanış malzemeleri kullanılır. Herhangi bir düşme olayı yaşansa bile alınan emniyetler sayesinde tırmanış yeniden devam eder. Emniyet açısından dikkat edilmesi gereken en önemli nokta çıkılacak kaya duvarının çürük olmamasıdır. Çürük bir duvarda yapılan tırmanışta yukarıdan düşen kayalar dağcılar için büyük bir tehlike oluşturur.
  Kaya tırmanışı zor bir dağcılık dalı olduğu için özel çalışma gerektirir. Dik duvarlarda her zaman uygun tutamak ve basamakları bulamayacağımız için en kötü şartlara hazırlıklı olacak şekilde antrenman yapmamız gerekir. Üst düzey kaya tırmanıcıları 1 cm’den kısa çıkıntılarda bile düşmeden kayada kalabilmektedirler.
  Kaya tırmanışlarını gerçekleştirmek için çeşitli tırmanış malzemelerine ihtiyaç vardır. Bunlardan en önemlileri “friction” dediğimiz kaya tırmanış ayakkabısı ve dağcının beline bağlı bir torbada taşınan magnezyum tozudur. Friction ayaklar için, magnezyum tozu ise eller için kayada daha iyi bir kavrama sağlar.
  
  B.KAR – BUZ TIRMANIŞI olarak iki guruba ayrılmasına karşın kendi içinde aşağıdaki sınıflandırmayı yapabiliriz :
  
  1.Doğal alanlarda atlama mesafesinde emniyetsiz tırmanış ( Bouldering ) Tırmanış tekniklerini geliştirme ve antreman amaçlı yaklaşık olarak 2-2,5 mt yükselme mesafesinde emniyetsiz olarak yapılan tırmanışlardır.
  
  2.Emniyetli olarak serbest tırmanış ( Free-Sport Climbing ) Bu tip tırmanışlar çoğunlukla ipe girilerek yapılır.Tırmanıcının yanında bir de emniyetçi vardır.Bu tip tırmanışlarda, emniyet amaçlı teknik malzemelerin çoğunu kullanmak mümkündür.Amaç doğal ortamda emniyetli bir şekilde tırmanmaktır.
  
  3.Yapay alanlarda emniyetsiz tırmanış ( Buildering) Tırmanılan parkur adı üzerinde yapaydır.Tırmanışın yapılacağı mekan genelde kapalı ortamlardır.Açık alanlarda da yapay duvarların görülmesi muhtemeldir.Bouldringin kapalı ortamda yapılan tarzıda diye biliriz.Tek farkı ortamın yapay olmasıdır.
  
  4.Yapay Tırmanış ( Aid-artificial climbing ) Yapay tırmanış tamamen insan eliyle üretilmiş olan duvar ve tutamak basamaklardan oluşan duvarlara tırmanılarak yapılır.Yapay tırmanışta insanlar dağa gitmeye gereksinim duymazlar.Yapay tırmanış şehirde bile insanlara tırmanma ve antreman yapma olanağı sağlar.Yapay duvar tırmanışları sayesinde, Dağcılık sporu, sportif bir rekabet ortamına kavuşmuş oldu.
  5.Büyük Duvar Tırmanışı Bu tip tırmanışlar çoğunlukla dağ ortamında yapılmaktadır.Tırmanış mesafesi uzun olan duvarlardır.
  
  6.Kar-Buz Tırmanışı ( Snow-Ice climbing ) Karlı – Buzlu parkurlarda yapılan tırmanışlardır.Ülkemizde bu tip parkurları bulmak mümkündür. Rize Kaçkar dağlarındaki buzullar , Ağrı dağı, Erciyes dağı ve Cilo Satlarda bu tip tırmanış parkurlarını bulmak mümkündür.
  
  7.Kar-Buz kaya Karışık Tırmanış ( Mixed climbing ) Kar-Buz ve Kayalık zemininin bir arada bulunduğu parkurlarda yapılan tırmanışlardır.Tırmanış sırasında kaya emniyet malzemeleriyle , kar-buz emniyet malzemeleri bir arada kullanılır.Diğer tırmanış tiplerine göre biraz daha antreman isteyen bir tırmanış şeklidir.
  
  8.Klasik Dağ tırmanışı ( Alpine Climbing ) Dünyanın her yerinde 3000 mt nin üzerinde yapılan tırmanışlardır.Alpin tırmanışlar içinde Kar-Buz,Kaya ve Mixed tırmanış tekniklerini kapsamaktadır.Tüm tırmanış ekipmanları tırmanıcılar tarafından taşınır.Türkiye de Ağrı-Kaçkar dağları , Aladağlar ve Bolkar dağlarında bu tip tırmanışlar için ideal bölgelerdir. Klübümüzün 2005 dağcılık programında 60 etkinlik bulunmaktadır.
  
  9.Kalabalık gruplarla uzun süreli tırmanış ( Expedition ) Yüksek irtifa dağcılığı yüksekliği 5000 metreyi geçen dağlarda yapılan zirve amaçlı tırmanışları içerir. Yükseklerde doğa şartları daha çetin olduğu, zirveye ulaşmak uzun sürdüğü ve daha fazla malzeme ve yiyeceğe ihtiyaç duyulduğu için bu tırmanışlar genellikle ekspedisyonlar şeklinde gerçekleştirilir. Yük hayvanlarının ve hamalların yardımıyla bütün yük önce ana kampa ulaştırılır. Yükün yukarı taşınmasında taşıyıcılardan yardım alınabildiği için ana kampların konfor seviyesi oldukça yüksek olabilmektedir.Guruptaki kişilerin tırmanış beceri ve beklentilerinin birbirine yakın olması önemlidir.Expedisyon tipi tırmanışları Orta Asyada 7000 mt lik dağlar , Himalayalar , Kuzey ve Güney Amerikadaki Yüksek dağlarda yapmak mümkündür.
  
  10.Solo Tırmanış ( Solo Climbing ) Bu tip tırmanışlarda diğer tırmanış tekniklerinin tümünü uygulamak mümkündür.Fakat tırmanış ekibi tırmanıcın kendisidir.
  
  11.Yarışma amaçlı tırmanış 80 li yıllardan sonra popülaritesini arttıran bu tırmanış şekli günümüzde ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede yapılmaktadır. Doğada yapılan yarışmalar ve kapalı ortamda yapılan yarışmalar olarak iki guruba ayırmak mümkündür.Kapalı ortamda yapay tırmanış ve Bouildering yarışmaları günümüzde yapılmaktadır.Dağ ortamında ise sürat tırmanış yarışmaları ve dağ aşma yarışmaları yapılmaktadır. 2008 olimpiyatlarında yapay tırmanışın gösteri amaçlı , 2012 yılında da Olimpik bir spor dalı olarak olimpiyat oyunlarına katılması muhtemeldir.
  
  12.Sportif kaya tırmanışı Kısa etaplı boltlarla döşenmiş dik kaya parkurlarının kısa süre içinde çıkılıp inilmesiyle yapılır.Günümüzde çok popüler olan bu tarz tırmanış giderek daha çok kişiye hitap etmektedir.Bu tarz tırmanışlar Tırmanış bahçesi diye tabir edilen bünyesinde birçok insana tırmanış imkanı veren farklı zorluklarda rotalardan oluşan bölgelerde yapılır.
  
  Ankara-Hüseyingazi,İzmit-Gebze-Ballıkayalar,İzmir-Kaynaklar,Antalya-Geyikbayırı,Niğde-Cimbar Vadisi ve Adana – Anavarzalar ülkemizde önemli Sportif tırmanış bahçeleridir. Görüldüğü üzere dağcılık sporunun özünü tırmanış oluşturmakta olup dağcılar için doruğa ulaşmaktan daha çok anlam ifade etmektedir.Bu tırmanışların çoğu dağ ortamında yapılmaktadır.
  
  Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Klübü İzmir, İstanbul ve Ankara’ da örgütlenmiştir.Bu üç ilde her hafta doğa yürüyüşü etkinlikleri, Türkiye genelinde ayda 2-3 dağcılık faliyeti, eğitimler, söyleşiler, seminerler, dia&film gösterileri düzenlemektedir.2005 yılında, 30 Ağustosda aynı gün içinde 30 adet 3000 mt nin üzeri zirveye çıkma ve yurtdışında 2 adet 7000’ lik dağa expeditasyon en önemli projelerimizdir.Bilgi için www.zirvedagcilik.org sitemizi ziyaret ediniz.
  
  Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Klübü
  
  İzmir Merkez Orhan Kozan (YK Bşk) 0532 762 73 65
  İstanbul Şube Oğuz Kaan Şenol (YK Bşk) 0535 971 87 06
  Ankara temsilcisi Abdullah Koç 0533 460 92 66
  
  Kulübümüzün amacı; Dağcılık ve Doğa sporlarını tanıtıp geliştirmek ve gençleri bu spor dalları içinde eğitip, daha sağlıklı bir beden ve ruh yapısına sahip olmalarını sağlamak, çevre bilincini geliştirerek çevrenin korunmasına katkı sağlamak ve üyeler arasında sevgi, kardeşlik ve dayanışmayı güçlendirmektir.
  
  İnsanların enerjisini ve kan dolaşımını artırmak, görme duyusunu ve diğer duyuları keskinleştirmek, kısacası yaşlanmayı durdurmak için kliniklerde ‘Dağ Havası Tedavisi’ uyguladıkları günümüzde; ZİRVE DAĞCILIK size yaşadığınız kentte her Pazar eşsiz güzelliklerden ve doğanın temiz havasından istifade fırsatını sunuyor.
  Dilerseniz haydi hep birlikte sınırsız enerjiye...

Bu Başlıktaki Diğer Konular  (Tüm Ürünleri Göster)
           
 YAZ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları  YAZ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları
 Malzeme ve yiyecek check listesi  Malzeme ve yiyecek check listesi
 Dağcılıkta antreman  Dağcılıkta antreman
   FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK  Şu an bu konuyu inceliyorsunuz
 DAĞCILIK TIRMANIŞ KURALLARI YÖNETMELİĞİ  DAĞCILIK TIRMANIŞ KURALLARI YÖNETMELİĞİ
 AKLİMİZASYON ve YÜKSEK İRTİFA HASTALIKLARI  AKLİMİZASYON ve YÜKSEK İRTİFA HASTALIKLARI
 TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ  TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ
 Hipotermi ve Isı kaybı  Hipotermi ve Isı kaybı
 Dağda Beslenme  Dağda Beslenme
 Dağcılık üzerine yayınlanmış kitaplar  Dağcılık üzerine yayınlanmış kitaplar
 KIŞ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları  KIŞ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları
 TÜRKİYE'DE DAĞCILIK TÂRİHİ  TÜRKİYE'DE DAĞCILIK TÂRİHİ
 İnsan organizmasının yüksek irtifadaki fizyolojik ve patalojik davranışı  İnsan organizmasının yüksek irtifadaki fizyolojik ve patalojik davranışı
 DUVARDA İKİ GECE - BDK Kuzey tirmanislari  DUVARDA İKİ GECE - BDK Kuzey tirmanislari
 ÇIĞ BİLGİSİ - Eğitim Notları  ÇIĞ BİLGİSİ - Eğitim Notları
gaziantep şube - eznevit - nisan 2010 emler & direktaş, 28 haziran, bireysel kocaeli temsilcilik erciyes kis tirmanisi-25/26-12-2010-cengiz ekren-sabina adilzade selçuk şube bafa gölü-heraklia-arapavlusu-latmos fotoğrafları 04 nisan 2011 koray büyükburç anma faaliyeti fotoları zirve-marmaris şubesi-“14 kasım 2010-geyik kanyonu doğa yürüyüşü” 14-15 mayıs kaz dağları-yeşilyurt-adatepe-hasan boğuldu etkinliği bolt üzerine yapılan tartışmalar - 2006 satılık bestard evolotion l dağcı botu zirve dağcılık konya-ereğli ilçe faaliyetlerimiz 41 zirveler - tekirdağ temsilciliği - emler fotoğrafları izmir genel merkez 08-09 ocak 2011 uludag kayak egitimi etkinligi 29/31 ekim-zirve kocaeli-yenice orman kampi kuladokya doğa yürüyüşü - orhan kozan selçuk şube doğa yürüyüşü ve kültür turu 29 ekim - likya yolu 4. parkur - sevgi ülkü zirve marmaris şb. 19 aralık altınsivi faaliyeti fotoları selçuk şube tire - kaplan dağı doğa yürüyüşü suphan, 17-19 mayıs 2008 bolkar dağları - medetsiz tepesi
Zirve dağcılık
Sponsor
Yazarlarımız
İkinci El Malzeme  daha fazlası için tıklayınız.
Bildirimler  daha fazlası için tıklayınız.
İndirim Bildirileri almak için tıklayınız.Erken uyarı: FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK hakkındaki güncellemeleri bildir.
Tavsiye Edin
 
Konuyu arkadaşınıza göndermek ister misiniz?
Sponsor

Copyright ZİRVE DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KLÜBÜ © 2012
Genel Merkez : Kibris sehitleri cad can yucel sokak no:2/2 Alsancak / IZMIR Tel : 0/232/464 09 53
Genel Başkan : Hafize Yiğit Cep: 0 532 777 07 92 - eposta: hafize.yigit@yahoo.com
Tasarım : Bilgehan Selçuk - 0/554/4001853

 Dağcılık sporu risk içeren bir spordur. Web sitemizdeki bilgiler ile yapılacak tırmanışlarda, oluşabilecek kazalardan, kulübümüz sorumlu tutulamaz.Teorik bilgiler, pratik eğitimler ile takviye edilmediği sürece yetersizdir. Lütfen dağcılık kulüplerinden, kurumlardan yada bilgili dağcılardan eğitim almadan dağa çıkmayınız.