|
Hasan Dagi, 29 Mart 2008
ETKİNLİK ADI : Hasan Dagi,kar-buz kulvari(3268m.)
ETKİNLİK TARİHİ :29.03.2008
ETKİNLİĞE KATILANLAR :SonmezErkaya,MesutDasci,HicranAkkaya,MuratBicakel,GokhanBilgin,
TugbaOztug,ArifAksoy,BurcAltuntas,MustafaPek,CagriYazici,AkinYitim,Caner
Helvadere köyüne geldigimizde hava kapaliydi.Bu hafta sonu ozellikle ic anadoluda yagis bekleniyordu.Bu yagis kentte yagmur,dagda ise kar demekti.Lakin biz buna ragmen yola koyulmus,zirve olmasada kampvari takiliriz diye hareket etmistik.Minubusumuz Karbeyaz otelinin biraz ust tarafinda durdu.Cantalari yuklenip,uygun bir kamp alanina dogru yuruyuse basladik.
Dagin eteklerinde fazla kar olmamasina ragmen,ozellikle kulvar iclerinde bir doluluk sozkonusuydu.Uygun bir yere kampimizi attik.Ertesi sabah zirve yoluna gitmeyi dusunuyorduk.Peki bugun ne yapacaktik? Kazma-krampon egitim uygulamasini yapmayi dusundum.Her ne kadar bu egitimleri alanlar,bunu suregen bir pratige dokmezlerse, bir kaza aninda beden otokontrolunu yakalayamiyorlar.Yani hemen her firsatta bu egitimler yapilmaliki(ozellikle dusme anında durabilme) vucut otamatikmen, refleks duyarliligini yakalasin.
Oniki kisiydik.Bu faaliyet Maltepe Universitesi Dagcilik Kulubunun onerisiyle hayata gecti.Zirve Dagciliktan arkadaslarin katilimiylada karma bir grup olustu.Kampta oglen yemegimizi yedikten sonra; egitim icin kulvarin basina gidecegimizi,lakin sanki zirveye gider gibi tum malzemelerinizi alin dedim.Kazma,krampon,yiyecek,icecek,giyecek ve kafa fenerleri cantada olmali diye ekibi uyardim.
Dagin bu yuzunde bulunan uc kar kulvarindan en sagdakini hedef sectim.Kulvarin dibine geldigimizde,egitim icin uygun kar yapisi yoktu.Bende biraz kulvara girerek hem aklimatizasyon hemde yarin sabah iz acariz dedim.Yukselirken ayni zamanda otelle cadirlarimizin bulundugu alani kerterize aldim.Lakin hava kararmadan donmeliydik.
Ekibin temposu iyiydi,biranda kulvari yarilamistik bile.Kar yapisi cok degiskendi.60-65 derecelik bu kulvarda bazen dize kadar batiyor,bazende kramponun on iki disinde sert buza sapliyorduk.Bir kac arkadasla goz goze ve soz soze geldik.Zirveye bu hizla gidersek cabucak varacaktik.Kasmaninda anlami yoktu.Havada bozmaya baslamisti.Arasira kuvvetli bir ruzgar ortaligi karistiriyordu.Agir agir sis kumeside bizi cevrelemeye baslamisti.O anda anladim zirveyi bugun yapmaliydik.Cunku yarina hava daha kotu olacak,zirve sansinida kaciracaktik.Eger basarirsak,ki birgunde sen Istanbuldan gel,kamp yukuyle dagin etegine cadir kur ve ayni gun zirveyi dene.Hatta kampida toplayip o aksam Istanbula donelim dedik.Bu kucuk bir rekor sayilirdi...
Fakat donusumuz aksama kalacakti,eger yogun bir sis olmazsa cadirlari bulur olmadi otele inerdik.Bu dusuncelerle yukselip tepeye ulastigimda hava kararmisti.Arkadaslarimda yanima geldi,hic vakit kaybetmeden suratle inise ayni rotadan basladik.Hizli hareket etmeliydik.Kar yagisi baslamisti bile.Buna artan ruzgar ve sisi de eklersek...
Neyseki kulvari kazasiz-belasiz atlatip dagin eteklerine ulasmistik.Yagis kesilmis,sis azalmis,ruzgar dinmisti.Ama gokyuzu zifiri karanlik.Assagida sadece otelin ikaz direklerindeki kuvvetli ısıklar farkediliyor.Bu tip genis platolarda, hava karardimi ve gokyuzu aydinlik degilse, cadirlari bulmak neredeyse imkansiz olur.Bir vadi yada kulvar icinde olsa bulma imkani daha fazladir.Otelin isiklarina dogru yonelerek aramaya basladik.Artik tek sira halinde degil,yanyana dagilarak cadirlari bulmaya calisiyorduk.Artik otele gidip kalmak en iyisiydi.Halbuki bu aksam ne guzel aracimizla donecektik.Biz boyle bir mola aninda bunlari konusurken,meger az ilerideymis.Bir arkadasin sevinc cigligiyla buldugumuzu anladik.
Eger cadirlara girersek,sabaha kalacagimizi anladim.Hemen toparlanip gidelim dedim.Fikir once cazip gelsede,neden kamp zevkinden mahrum kalalim dusuncesi hakim oldu.Yorulmus ve bitkindik.Benim tek korkum yarın havanin bozacagini biliyordum.Ya burda mahsur kalirsak!?
Ertesi gun erkenden yola koyulduk.Yogun bir bulut ve sis dagi artik gorunmez yapmisti.Iyiki bu sabah zirve yoluna koyulmamistik.Yoksa bu dagin icinden cikmak,cok guc olurdu.Bir hafta once bu faaliyet yapilsaydi,kis takvimine ait olacakti.Her ne kadar yaz cikisi sayilsada,yasanan sartlar(bir asiri soguk yoktu),tam bir kis kosuluna aitti.
Bu tirmanistan cok keyif aldim dogrusu.Arkadaslarda bu kosullari yasayarak dagciligin aslinda nemenem birsey oldugunu, kavradiklarini dile getirdiler.Yasanan aksiliklerde oldu.Biri eldivenini ucurdu,biri kaskini dusurdu,kimide dehidrasyona yakalandi,kiminede kramp girdi.Halbukem her egitimde bunlari ozellikle vurgulariz.Bol sivi alin,iyi beslenin,cadirdan ac cikmayin,en sevdiginiz yiyecekleri getirin.Tabii birey bunu yasamadan idrak edemiyor.Dag faaliyetlerinde yasanan iyi yada olumsuz ornekler muhakkak aktarilmali.Saklamak ve gizlemek dagcilik ahlak ve etigine uymaz.Kisiler bunlari okuyarak,ogrenerek daha bilincli hareket ederler.Yoksa ben bunlari marifet diye yazmiyorum.Bu tutarlilikta olursak,raporlarimizi bu sekilde paylasirsak,cok daha yarali olacagimiza inaniyorum.Bu arada kask ve eldiven geri kazanildi.
Bu faaliyette ki basarilarindan dolayi tum arkadaslarimi tebrik ediyor,yeni doruklara merhaba diyorum...
Sonmez Erkaya (wantuz)
|
|