Şubelere Hızlı Erişim
Ana Başlıklar
Site İçi Arama Motoru
 
Anahtar kelime giriniz.
Detaylı arama için tıklayın
ÖZLEDİKLERİMİZ..
Sevgili özel Pak Ağabeyimiz..

Taziye Defterine Yazınız
İlave Sayfalar
Faydalı Linkler
Meteorolojik Bilgiler & Linkler
Site Kullanımı Hakkında

Hipotermi ve Isı kaybı
Hipotermi ve Isı kaybı
Soru Sormak İçin Tıklayınız Yazıcıya Uygun Görünüm Sayfayı Tavsiye etmek için tıklayınız. Hipotermi ve Isı kaybı - Konusunu Facebook ta yayınlamak için tıklayınız. Hipotermi ve Isı kaybı - Konusunu Twitter da yayınlamak için tıklayınız.  Sık Kullanılanlara Eklemek için tıklayınız
Hipotermi ve Isı kaybı

Hipotermi ve Isı kaybı
Merhaba Arkadaslar,
  Hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte, donma ve soğuk havaya maruz kalma olguları arttı.
  Dağlarda başımıza gelebilecek olaylara karşı bilgilerimizi tazeleyelim mi?..
  Sevgiler..
  
  SOĞUK HAVAYA MARUZ KALMA
  
  Normal vücut ısısı 37C olduğu halde çevre, nadiren bu kadar sıcaktır. Vücudumuz, yediğimiz besinleri yakarak ısısını sabit tutmaya çalışır.
  
  Donma ya da donmaya yakın ısılarda vücut ısısının düşmesine hipotermi denir.
  Yalnızca ayaklar, eller, kulaklar veya burun ucu gibi uç kısımların soğuğun etkisiyle yaralanmasına donuk denir.
  Vücut, ısı kaybını metabolizmayı artırarak (titreme) dengelemeye çalışır. Soğuk ortamdan uzaklaşarak, rüzgardan korunacak yer aramak da ısı kaybını azaltmanın bir yoludur.
  
  Giysi katları arasındaki kuru ve durgun hava, iyi bir ısı izolatörüdür. Başı örtmek ya da şapka giymek de ısının korunmasına yardımcı olur.
  
  VÜCUDUN ISI KAYBETME YOLLARI :
  
  1. IŞIMA:Farklı sıcaklıklardaki yüzeylerin elektromanyetik dalgalar yoluyla birbirlerine ısı transfer etme yollarıdır.Vücuttan bu yolla transfer edilen ısı miktarını belirleyen faktörler çevredeki soğuk yüzeylerin sıcaklıkları ve vücudun bunları görüş açısıdır.Toplam ısı kaybının % 55'ini oluşturur.
  
  2. İLETİM:Maddelerin doğrudan teması sonucunda ısının moleküle rseviyede transferidir.Etkileyen faktörler temas edilen yüzeyin sıcaklığı , aradaki malzemenin niteliği ve kalınlığıdır.Vücut sıcaklığından daha soğuk maddeler ;örneğin kazma , ocak,tutacak gibi metal parçalarla direkt temas kara soğuk yüzeylere oturmak iletimle ısımızı alacaktır.Toplam kaybın %15'ini oluşturur. Su ısıyı havadan 25 kat daha fazla ilettiğinden dağda giysilerimizi kuru tutmamız gerekiyor.Kar topu oynamak kara oturmak vb olaylar giysilerimizi ve de vücudumuzu ıslatacağından bunları yapmamalılıyız.Eldiven giymeyi bir alışkanlık haline getirmeliyiz.
  
  3. TAŞINIM:Konveksiyon olarak da adlandırılır. İletime benzer ama bu sefer cisimlerden akışkan olanı (su, hava vb.) hareket halindedir.Bu mekanizmada vücuda yaklaşan moleküller ısınır ve başka moleküllerle yer değiştirerek uzaklaşır.Vücudumuz sabit durumdaki katı cisimdir ve daha soğuk akışkan olan rüzgar vücuttan ısıyı alıp götürür.Etkileyen faktörler akışkan , yani hareket halindeki maddenin örneğin rüzgarın hızı , yoğunluğu ve sıcaklğıdır.Önlem olarak açık bölge bırakmamalı yüzü vücudu elleri mümkün olduğunca giysilerle kapatmalıyız.
  
  4. TERLEME,SOLUMA:Suyun buhara dönüştürülmesi sırasında yitirilen ısıdır.Ter fazla ısıyı atmak için vücudun suyu buharlaştırıp dışarı atmasıdır.Solunum ise havanın akciğerlere girdiğinde ısıtılması ve dışarıya yüksek bir nem oranıyla atılmasıdır.Bu iki yolla kontrol edilemeyecek dercede ısı kaybedilir.Toplam kaybın %30'unu oluşturur.1/6'sı solunumla geri kalanı ise deriden olur.
  
  VÜCUT ÖNLENEMEYEN ISI KAYBINA KARŞI NASIL ÖNLEM ALIR?
  1. TİTREME: Kasların istemsiz olarak hareket etmesi sonucunda yüzeydeki ısı üretimi en çok %500 oranında artar . Bu tepki ancak birkaç saat sürebilir sonrasında kasların yorulması ve yakıt depolarının bitmesiyle kesilir..
  
  2. KAN ÇEKİLMESİ: Vücut ısı kaybını engelleyemediğinde eller ve ayaklar gibi uzuvlarda dolaşımı azaltır, kanı çekerek daha hayati önemi olan organları korumuş olur.
  
  HİPOTERMİ (HYPOTERMIA):
  Halk arasında donma olarak bilinir.Vücut ısısındaki (Ort.37°C) genel düşmeler sonucu meydana gelir.Bunun sebebi çoğunlukla vücuttaki ısı üretimnin ısı kaybından daha az olmasıdır.Bir insanın vücut ısısı 35 °C nin altına düştüğünde hipotermiye girmiş kabul edilir.Bunu çok değişik sebepleri olabilir.Ama en belirgini soğuğa maruz kalmadır.
  
  İkiye ayrılır:
  Hafif hipotermi
  Ciddi hipotermi
  
  HAFİF HİPOTERMİ:
  37°C - 35°C : Üşüme hissi titreme deride hissizlik başlar,kasların verimi düşer,kendi kendine söylenir.Böbreklere giden kan artar ve idrar artar.
  35°C - 34°C : Kendini güçsüz hisseder ,yavaş yürümeye başlar.Belirgin koordinasyon eksikliği görülür.akıl karışır,saçmalar,kayıtsızlık başlar.
  34°C - 32°C : Koordinasyon iyice azalır ,tek başına yürüyemez,ayakta durmakta güçlük çeker,sürekli tökezler , düşer.Ellerini kullanmakta zorlanır.düşünmesi ve konuşması yavaşlar,hafıza kaybı başlar.Hastanın üşüyen elleri ve ayakları acır fakat birşeylerin ters gittiğini reddeder.
  
  CİDDİ HİPOTERMİ:
  32°C - 30°C : Titreme iyice azalır,durur , yürüyemez ,ayakta duramaz ..Tutarsızdır ; soğuğa karşı korunmaya ihtiyaç görmez.
  30°C - 28°C : Kasları sertleşmeye başlar ,yarı bilinçlidir.Kalp atışları ve solunum belirsizleşir,gözbebekleri genişler.
  T < 28°C : Bilincini tamamiyle yitirir , 20°C'de kalbin durmasıyla ölür.
  
  Fizyolojik açıdan bakılacak olduğunda, eğer vücuttan genel bir ısı kaybı meydana geliyorsa vücut yüzeyindeki sinirler yüzeydeki damarları bloke ederek kanı hayati olan iç organlara çeker.Genel olarak ısı -10 derecenin altına düştüğünde soğuktan dolayı bu sefer sinirler işlevini yitirir ve yüzeye giden kana izin verirler.Bu aşamada kişi kendini ısınmış zanneder ve titreme kaybolur.Yüzeye gelen kan kılcaldamarlar yoluyla havayla daha fazla temas edeceğinden aslında ısı kaybı daha fazla artmaktadır.Yüzeyde soğuyan kan iç organlara döndüğünde onların da ısısını çalar bu döngü bir yerde engellenmezse kişi komaya girip ölünceye kadar devam eder. Hipotermia gelişimi sırasında kalp önce hızlı atar fakat zamanla yavaşlar.Zamanla kalp vücuda yeteri kadar kan pompalayamamaya başlar.Böbrekler ise idrar oranını arttırır.Sebepleri böbreğe daha fazla kan gelmesi veya doğrudan soğuğa maruz kalmasıdır. Merkezi sinir sistemi de etkilenir.Yürürken tökezleme,düzgün konuşamama gibi örnekleri vardır.
  
  NASIL ÖNLENİR ? :
  
  Herşeyden önce dağcı enerji korunumunun önemini ve esasını çok iyi kavramış olmalıdır.
  
  · Gereksiz giyimden kaçınılmalıdır.Bu fazla terlemeye dolayısıyla ısı kaybına yol açacaktır.Dağcı kat kat giyinir.Böylece terlemeden yürüyebileceği katmanı kolayca belirlemiş olur.Giysiler kan dolaşımını engelleyecek şekilde olmamalıdır.Çok bol olmaları da ısınızı dışarıya sızdırır ve ısınızın size dönmesi için gerekenden fazla hacim oluşturur.Yürüyüşe üşünerek başlanmalıdır.Yürüyüş sırasında sizi terleteceğinden şüphelendiğiniz parçaları çıkartın.Kampta ise iyi giyinin.Molalarda terinizi soğutmamak için hemen üzerinize birşeyler giyin.Her çıkıştan önce ıslanacak giysiler yerine kuru yedeklerini çantanıza koyun.
  
  · Kartopu oynamayın, kara oturmayın.
  
  · Vücut ısısının %70'i baş ve boyundan ,%10'u ise bileklerden kaybedilir.O halde buraları mümkün olduğunca korumakta fayda vardır.
  
  · İyi yemek yiyin.Bol bol sıcak sıvı için.Çıkışlarda yanınıza en az 1.5 litre sıcak ve toplam 2.5 lt sıvı alın.Yatmadan önce çiş ve kakanızı mutlaka yapın.Yürüyüşe çıkmadan önce herkes en az 1 lt. sıcak sıvı içmiş olsun.Soğuk su kesinlikle içmeyin.
  
  · Antrenmanlara gelin! Kol antrenmanları vücut metabolizmasını geliştirip , direnci arttırmaktadır. Şehirde çok giyinmeyin.Gece çok kalın örtünmeyin.Çok sıcak su ile duş almayın.(Uzun vade hesapları)
  
  · Gerekmedikçe çadırdan dışarı çıkmayın.
  
  HİPOTERMİ HER MEVSİM MEYDANA GELEBİLİR.HAZIRLIKLI OLUN!
  
  İLKYARDIM:
  Her şahıs kendisinden olduğu kadar partnerinden de sorumludur.Bu tür durumlara karşı uyanık olmak , bana bir şey olmaz dememek çok önemlidir.Eğer üşüyorsanız ve üşümenizi durduramıyorsanız partnerinize mutlaka haber verin.Eğer yine de bir çözüm bulamadıysanız FAALİYET LİDERİNİZİ UYANDIRIN. ÇEKİNMEYİN !!!
  
  · Hipotermi geçirmekte olan bir hastaya ilk olarak ek giysiler giydirilir.Üzerine bir şeyler örtülür.
  
  · Islak giysiler çıkartılıp vücut kurutulur , oluşan ısı kaybı engellenmelidir.
  
  · Uzuvlarına bakılarak frozbit olup olmadığı tespit edilir.
  
  · Bilinci yerindeyse bol bol sıcak sıvı içirilir.Sıvı ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalıdır.Azar azar fakat sık kalorisi yüksek yemek verilir.
  
  · Durumu çok ağır değilse hareket ettirilerek vücut ısısını arttırması sağlanabilir.
  
  · Mümkünse çadıra ve daha önceden ısıtılmış tuluma konulur.Normal vücut sıcaklığına sahip bir kişi aynı tuluma girerek ısı transferi sağlayabilir.Tüm vücudun aynı anda ısıtılması kanın daha da soğuyarak iç organlarına dönüşüyle ölüme sebep olabilir.Çadır yoksa rüzgar almayan bir yere yerleşilmelidir.Çıkışlarda neden ekip başının uyku tulumu ve mat alığı buradan anlaşılabilir.
  
  · Işımayı en aza indirgemek için aliminyumlu battaniye ile sarılabilir.
  
  · Her dağcı şüpheli bir durum gördüğünde kendi nabzını almalıdır.Hipotermi vakalarında da sık sık nefes, vücut sıcaklığı ve nabız kontrol edilmelidir.nabızı hisetmek zor olabilir.Sabırla beklenmelidir.Vücut sıcaklığı koltuk altından alınmalıdır.
  
  · Tüm vücut aynı anda ısıtılmamalıdır.Bu kanın yüzeye gelip daha da soğuyarak iç organlara dönmesine yol açar.Karın, göğüs ve derinin ince olduğu boyun, koltuk altları ve kasıklar ısıtılmaya çalışılmalıdır.
  
  · Kendinizi de ihmal etmeyin. Yani kendinize bakın !
  
  ____________________________________________
  
  HİPOTERMİ VE LOKAL DONMA
  HİPOTERMİ VE LOKAL DONMA Soğuktan kaynaklanan en yaygın iki rahatsızlık hipotermi ve lokal donmalardır. Hipotermi vücut iç ısısının normalin altına düşmesi, lokal donma vücudun belli bir bölgesindeki hücrelerin donmasıdır. Bu rahatsızlıkların önlenebilmesi ve giderilebilmesi için öncelikle ısısının nasıl üretilip kaybedildiğini ve insan vücudunun soğuğa tepkilerini bilmek gerekir.
  
   ISI KAYBININ MEKANİZMASI
   Isı aşağıdaki yollarla kazanılır ya da kaybedilir:
  
   - Radyasyon
   - Buharlaşma
   - Konveksiyon
   - Kondüksiyon
  
   Radyasyon
   Normal bir ısıda vücudun en çok ısı kaybettiği yol olan radyasyon bir tür direk enerji aktarımıdır. Isı kayıbı, tenle atmosfer ve diğer objelerin arasındak ısı farkından oluşur. Dış çevre soğudukça radyasyon yoluyla kaybedilen ısı da artar.
  
   Çevre sıcaklığının tenin yüzey ısısından farklı olduğu durumlarda vücut radyasyon yoluyla ısı kazanır ya da kaybeder. Sıcak havalarda radyasyon yoluyla ısı kaybedilememesi sıcaktan kaynaklanan rahatsızlıklara sebep olabilir.
  
   Giyimin radyasyon yoluyla ısı kaybına etkisi çok azdır. Isı radyasyon yoluyla önce giysiye daha sonra da atmosfere geçer. Radyan ısı kayıbı sadece çok soğuk havalarda önem kazanır (-29°C -35°C). Eğer giyim ile diğer yollardan kaybedilen ısı azaltılırsa bu sıcaklıklardaki radyan ısı kaybı önemini yitirir.
  
   Buharlaşma
   Terleme çok soğuk havalarda bile az miktarda devam eder. Bu hissedilmeyen ter tenimizin üzerinden buharlaşır ve buharlaşan her santimetreküp buhar içinde 575 kaloriyi beraberinde götürür. Ayrıca nefes aldığımız havanın ısıtılması ve %100 relatif nemli hale getirilmesi için de ısı kaybedilir. Normal sıcaklıklarda vücut ısımızın %20 ile %30 'u buharlaşma yoluyla atılır ve bu buharlaşmanın 2/3 'ü de derimizden olur.
  
   Yüksek irtifada solunum derinleştiği ve sıklaştığı için akciğerlerden ısı ve su kayıbı artar. Yüksek irtifada akciğerleden günde 4 litreye yakın su ve 2300 kilokalorilik ısı kaybedilebilir. Solunum yollarından kaybedilen ısıyı azaltmanın pratik bir yolu yoktur. Kişiler bu ısı ve sıvı kayıbının farkında olmalı ve ona göre yemek ve sıvı alımlarını ayarlamalıdırlar.
  
   Solunumda olduğu gibi hissedilmeyen terden kaybettiğimiz ısıyıda önlemenin pratik bir yolu yoktur.
  
   Konveksiyon
   Tenimize temas eden hava tenimizin sıcaklığına ısıtılır. Bu ısınmış hava yer değiştirdiğinde yerine gelen soğuk hava da tekrar ısıtılır. Havayı ısıtan enerji vücuttan geldiği için hava hareket ettikçe ısı kaybedilir.
  
   Konvektif ısı kaybı sürekli devam eden bir şeydir ama normal sıcaklıklarda bu kayıp önemsenmeyecek kadar küçüktür. Daha soğuk bir havada, havayı ısıtmak için daha fazla enerji gerekeceğinden ısı kayıbı fazladır. En büyük ısı kayıbı ise hava sürekli kıpırdadığında gerçekleşir. Hafif bir esinti bile, tenin yakınındaki sıcak havayı sürekli soğuk havayla değiştireceğinden büyük bir ısı kayıbına neden olur.
  
   Hareket eden havanın çaldığı ısı rüzgarın hızıyla değil bu hızın karesiyle orantılıdır. Bu yüzden 8 kilometre hızla esen bir rüzgar 4 kilometre hızla esen bir rüzgara göre iki katı değil dört katı bir ısı kayıbına neden olacaktır.
  
   Hareket eden havayla artan ısı kayıbına rüzgar faktörü denir. Aşağıdaki tablo rüzgarın sebep olduğu ısı kayıbını daha iyi gösterecektir.
  
   Rüzgar Hızı | Sıcaklık °C
  
   Sakin 2 -4 -9 -15 -21 -26 -32 -34
   8 1 -6 -11 -17 -24 -29 -35 -35
   16 -6 -13 -19 -26 -33 -39 -47 -50
   23 -9 -17 -24 -32 -40 -46 -54 -57
   32 -11 -20 -27 -36 -43 -51 -60 -63
   40 -14 -22 -30 -38 -47 -55 -64 -67
   48 -15 -24 -32 -41 -51 -57 -66 -70
   56 -16 -25 -33 -42 -51 -58 -68 -72
   64 -17 -26 -34 -43 -52 -60 -70 -74
   Konvektif ısı kaybı çok hızla arttığı için doğada rastlanan hipotermi vakalarının en büyük sebebidir. Neyseki doğru giyim bu tip ısı kaybını büyük ölçüde azaltmaktadır. Rüzgar geçirmez dış giysiler orta katmandaki ve tene temas eden havanın hareket etmesini önleyerek konvektif ısı kaybını ortadan kaldırırlar.
  
   Kondüksiyon
   Vücudumuzdan daha soğuk olan bir iletkene temas ettiğimizde de ısı kaybederiz. Su iyi bir iletkendir ve suya düşmelerde hipotermi vakalarının çoğunun sebebi kondüktif ısı kaybıdır. Kondüktif ısı kayıbı tek başına nadiren hipotermiyaya neden olsa da diğer ısı kayıplarıyla birleştiğinde hipotermiya şansını arttırır.
  
   Giysiler ıslak olduğunda kondüksiyonla kaybedilen ısı miktarı büyük miktarda artar.
  
   ISI KAYBININ FİZYOLOJİK SINIRI
   Isı kaybını önlemek için vücudun uyguladığı önlemler kollara ve bacaklara giden kan miktarını azaltmakla sınırlıdır. ( İnsanoğlu tropik bir iklimde geliştiği için vücudun ısı kayıbını arttırma mekanizması ısı kaybını azaltma mekanizmasına göre çok daha gelişmiştir ) Vazokonstriksiyon yüzeye giden kan miktarını kısıtlar ve dokuların soğumasına neden olarak radyasyon ve konveksiyonla oluşan ısı kaybını azaltır.
  
   Uzun ve ince şekillerinden dolayı kol ve bacakların yüzey alanı relatif olarak daha fazladır ve daha kolay ısı kaybederler. Uç noktalara giden damarların daraltılması kan akışını ve ısı kayıbını azaltır ve böylece kalp ve beyin gibi hayati önem taşıyan organların çalışmaya devam etmelerini sağlar.
  
   HİPOTERMİNİN ÖNLENMESİ
   İnsanın soğuğa karşı olan en etkili önlemi zekasıdır. 28°C 'nin altındaki sıcaklıklarda insan vücudu üretebildiğinden daha fazla ısı kaybetmeye başlar. İnsanlar soğuk ortamlarda zekalarının ürünü olan giysi ve barınak gibi önlemlerle dış ortamdan kendilerini izole etmeye çalışırlar.
  
   Bilgili ve mantıklı olmak soğuk hava şartlarında daha da önem kazanır. Tehlikeli durumlar önlem alınabilecek kadar önceden farkedilebilmeli ve daha da önemlisi her koşula hazırlıklı olunmalıdır. Hipotermi ölümlerinin çoğu geçiş mevsimlerinde kişilerin şartların değişmesine hazır olmadığı durumlarda gerçekleşmektedir.
  
   Su ve yemek
   Soğuk bir iklimde hipoterminin önlenmesi için sıvı, yemek ve giysiye ihtiyaç vardır. Böbrekler, akciğer ve derimizden kaybettiğimiz suyu yerine koymamamız dehidrasyona sebep olur ki bu da kan hacmimizin düşmesine ve böylece hareketle ısı üretmenin zorlaşmasına neden olur.
  
   Dehidrasyonun neden olduğu başka problemler de vardır. Daha az hacim kaplayan kanın hayati organlara gönderilmesi için kol ve bacaklardaki damarlar büzüşür ki bu da lokal donma şansını yükseltir.
  
   Dehidre olunduktan sonra susama hissi azalır ya da yok olur bu yüzden yeterli sıvıyı almak için belirgin bir çaba göstermek gerekir. Hafif zorlukta bir günde su alımı minumum 2 litre olmalıdır. Daha ağır günlerde ya da yüksek irtifada bu miktar 3 ile 5 litre arasında olmalıdır. Yeterli bir sıvı alımı, açık sarı renkte ve miktarı günde 1 litre civarında olan idrarla anlaşılabilir. Fiziksel aktivite ve ısı üretimi için yemek gereklidir. Gün içinde sık sık ufak miktarda bir şeyler yemek enerji depolarımızın boşalmasını önler.
   Bir hayatta kalma durumunda, tecrübeler, başarı için yemeğin en önemli faktörlerden biri olduğunu gösterir. Her hangi bir besin kaynağı, çiğ yenmesi gereken kuş ya da yılan bile, bir şey yememekten kaynaklanan yorgunluk ve depresyondan daha iyidir.
  
   Alkol kullanımı, kılcal damarların genişlemesine neden olduğu için başta bir ısınma hissi verir ama sonuçta ısı kaybını arttıracağından hipotermiyi kolaylaştırır.
  
   HİPOTERMİNİN FARKINA VARILMASI
   Hipoterminin iki aşaması vardır, hafif ve şiddetli. Hafif hipotermiye girmiş birinin vücut ısısı normalin altındadır ama ayağa kalkamayacak ya da yardımla yürüyemecek duruma gelmemmiştir. Genelde vücut sıcaklığı 32°C 'nin üzerindedir.
  
   Şiddetli hipotermiye girmiş birisi beynen durgunlaşmıştır, genelde yürüyemez ve kendinden geçmiş olabilir. Vücut sıcaklığı genelde 32°C 'nin altındadır ama şiddetli hipotermiye girilen vücut ısısı kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir.
  
   Hipoterminin Aşamaları
   Hafif Hipotermi
  
  
   37° - 35°C Üşüme hissi, tende hissizlik, fiziksel performansta hafif bir düşüş, ellerle yapılan karmaşık işleri becerememe. Titreme başlar.
   35° - 34°C Daha belirgin koordinasyon güçlüğü, tökezleme, hızda düşüş, basit kafa karışması ve duyarsızlık
   34° - 32°C Koordinasyonun azalması ve sık sık tökezleme, düşme ve elleri kullanamama, yavaş düşünme ve konuşma, kötüleşen hafıza kaybı
   Şiddetli Hipotermi
  
   32° - 30°C Titremenin durması, koordinasyonun tamamen kaybolması ve kaslarda sertleşme, ayakta duramama, kafa karışılığı, mantıksız davranışlar,
   30° - 28°C Kaslarda şiddetli sertleşme, yarı baygınlık,göz bebeklerinin büyümesi, belirsiz solunum ve nabız
   28°C altı Baygınlık, 20°C civarında kalbin donması sonucu ölüm
   Dağ ortamında kişinin vücut sıcaklığını doğru ölçmek çok güç olduğu için vücut sıcaklığı şiddetli hipotermiyi tanımak için pratik bir yol değildir. Derin hipotermiye girmiş kişilerin çeneleri o kadar sıkı kapalıdır ki oral yoldan vücut ısısını ölçmek mümkün olmaz. Kurtarma takımları genelde tehlikeli durumlarda rektal ölçüm yapmayı tercih etmez ki bu da kişinin hareket ettirilmesini gerektireceğinden bir avantajdır.
  
   Hafif Hipotermi
   Hipoterminin farkına varmanın yolu hipotermi riskinin ve ne kadar hızlı oluşabileceğinin farkında olmaktır. Yazın bile ıslak ve soğuk ortamlarda özellikle rüzgar da varsa hipotermi riski vardır. Fiziksel aktivitede bulunan ve buna rağmen üşüyen her kişi durduğunda daha fazla üşüyeceğinin farkında olmalıdır. Kişi hareket halindeyken yeterince ısı üretemiyorsa durduğu zaman da üretemeyeceğini ve bu durumda ekstra giysiye, bir barınağa ya da bir dış ısı kaynağına ihtiyacı olacağını bilmelidir.
  
   Hipotermiyi önlemenin en hayati yolu gruptaki her kişinin diğerlerini gözlemlemesidir.
  
   Hipoterminin tipik ilk belirtisi üşümektir. Ellerin ve ayakların acıyacak derecede üşümesi yaygındır. Vücut ısısı düştükçe kas koordinasyonu azalır. Ellerle hassas işler yapmak zorlaşır ama eğer kişi yürüyorsa bunun farkına varılması zor olabilir. Koordinasyon eksikliğinin ilk belirtisi tökezleme ve hızın düşmesidir. Hipotermi şiddetlendikçe tökezlemeler sıklaşır ve kişi yere düşebilir. Genelde kişi grubun gerisine düşer ki bu grubun diğer elemanları için bir uyarıdır. Eğer kişi bu durumda geride yalnız bırakılırsa durumunu gözlemlemek mümkün olmaz. Titreme, kişinin kötü zeminde hareket etmesini engelleyebilir.
  
   Hipotermi ortaya çıktıkça beyinsel işlemler de yavaşlar. Kişilik değişir ve genelde aşırı hassasiyetlik ortaya çıkar. Yaygın ortaya çıkan bir belirti kişinin bir şeylerin ters gittiğini kabul etmemesidir. Bazı kişiler kötüye giden durumlarına karşı duyarsızlaşablir. Kafa karışıklığı ve kötüleşen hafıza kaybı vücut ısısının daha da düştüğünü gösterir.
  
   Bu durumda düzeltici önlemlerin alınmaması kişinin şiddetli hipotermiye girmesine yol açabilir.
  
   Şiddetli Hipotermi
   Şiddetli hipotermi genelde vücut sıcaklığı 32°C 'nin altına düştüğünde ortaya çıksa da buna vücut sıcaklığı yerine kişinin durumuna göre karar vermek daha doğrudur.
  
   Vücut sıcaklığı düştükçe titreme yavaşlar ve durur. Bu şiddetli hipotermiye girildiğinin ilk göstergesidir. Koordinasyon o kadar azalır ki kişi yardımsız yürüyemez hale gelir. Sıcaklık daha da düştüğünde kişi kendi başına ayakta duramaz.
  
   Beyinsel fonksiyonların daha fazla yavaşlar. Şiddetli hipoterminin sık rastlanan ve önemli belirtilerinden biri kişinin soğuktan korunmaya çalışmamasıdır. Parkaların önünün kapanmaması, başlığın takılmaması, eldivenlerin giyilmemesi, uyku tulumunun fermuarının açık bırakılması bu tip davranışlara bir kaç örnektir.
  
   Baştaki kafa karışıklığı ve mantıksız davranışlar zamanla yerini yarı baygınlığa, tam baygınlığa ve daha sonra da her hangi bir uyarıya tepkisizliğe bırakır.
  
   Kişi bilincini kaybederken aşırı bir sıcaklık hissedebilir ve bunun sonucunda giysilerini çıkarmaya ya da uyku tulumundan çıkmaya çalışabilir.
  
   Şiddetli hipotermiye girmiş kişilerin beyin fonksiyonları zayıfladıkça diğer vücut fonksiyonları da büyük ölçüde yavaşlar. Bu durumdaki bir kişinin solunumu farkedilemiyecek kadar sığ, nabızı da alınamayacak kadar az sıklıkta atabilir. Hipotermik kişiler canlı oldukları halde bir ölünün bütün belirtilerini gösterebilirler. Bu nedenle doğada bir kimsenin ölü olduğuna karar verebilmemiz için öncelikle mutlaka o kişiyi ısıtmamız gerekir. Ancak başarılı bir ısıtma işleminden sonra kesin ölüme karar verilebilir.
  
   HAFİF HİPOTERMİNİN TEDAVİSİ
   Hafif hipoterminin tedavisi çok basit olmasına rağmen farkedilebilmesi çok önemlidir. Konveksiyonla kaybolan ısıyı önlemek için kişiye daha fazla giysi giydirilebilir. Ayrıca kişinin rüzgardan etkilenmesini de rüzgar geçirmez giysilerle ya da daha iyisi rüzgar almayan bir barınağa sokarak önleyebiliriz. Islak giysileri kurularıyla değiştirmek hem giysilerin izolasyon özelliğini arttıracak hem de buharlaşma yoluyla kaybolan ısıyı önleyecektir.
  
   Vücudun ısı üretimi de belirgin bir şekilde arttırılabilir. Titremek, hızlı tempoda yürümek kadar ısı üretebilir. Bacak ve sırt kaslarını kullanarak ta, örneğin bir kayanın üzerine çıkıp inmek ya da çömelip kalkmak, ısı üretilebilir. Bu ısı üretimini koruyabilmek için de besin gereklidir. Kişi eğer kendindeyse ılık içecekler, şekerli çay, sıcak çikolata verilebilir.
  
   Hafif hipotermi durumu ortadan kalktıktan sonra bunun tekrarlamaması için önlemler alınması gereklidir. Isınmış bir insanı ekstra korumasız aynı dış ortama çıkarmak şüphesiz yine aynı sonucu verecektir. Hatta kişinin enerji depoları boşalmış olacağından hipotermiye girmesi çok daha kolay olacaktır.
  
   ŞİDDETLİ HİPOTERMİNİN TEDAVİSİ
   Şiddetli hipotermi hafif hipotermideki basit tedavilerin yetersiz kaldığı karmaşık bir sorundur. Tedavide iki problem aynı anda çözülmelidir. Hem ventriküler fibrilasyon önlenmeli, hem de kişi dış ısı kaynaklarıyla ısıtılmalıdır.
  
   Ventriküler Fibrilasyon
   Ventriküler fibrilasyon, kalbi oluşturan binlerce kas lifinin birbirinden bağımsız kasıldığı hayati tehlike arzeden bir durumdur. Kanın pompalanabilmesi için bütün liflerin aynı anda çalışması gerektiği için kas liflerinin senkronize çalışmaması kalbin hiç atmamasıyla aynı şeydir.
  
   Hipotermik bir kalp ventriküler fibrilasyona aşırı derecede yatkındır. Şiddetli hipotermik hastaların sedyeyle taşınması mümkün değildir. Taşıma esnasındaki sarsıntılar çok büyük bir ihtimalle ventriküler fibrilasyona neden olacaktır. Hipotermi, insanın verimli bir kan dolaşımı olmadan yaşama süresini ( nörolojik bir zarar görmeden ) arttırmasına rağmen bu süre yaklaşık bir saatle kısıtlıdır. Ventriküler fibrilasyona girmiş şiddetli hipotermik bir hasta 1 saat içinde helikopter ya da sedyeyle bir hastaneye ulaştırılamıyorsa durumu oldukça ümitsizdir. Nörolojik zarar görmemesi için hastaya CPR uygulanması gerekmektedir ki bu da sedye üzerinde gerçekleştirilemez. Elektrik şoku ise vücut sıcaklığı 32°C 'nin altındayken neredeyse hiç bir zaman işe yaramaz.
  
   Dağda şiddetli hipotermiye girmiş bir kişi ya helikopterle taşınmalı ya da orada ısıtılmalıdır. Büyük arama kurtarma organizasyonları ısıtılmadan helikopterle taşınan hastaların hiç birinin yaşayamadığını görmüşlerdir.
  
   Hastayı Isıtma
   Şiddetli hipotermiye girmiş hastalar kendi vücut ısılarını üretemez hale geldiklerinden bir dış ısı kaynağıyla ısıtılmalıdırlar.
  
   Teorik olarak en etkili ısıtma vücudun merkezini ısıtmaktır. Böylece ilk ısınan organlardan biri kalp olacak ve fibrilasyon önlenebilecektir. Hastanelerde bu değişik bazı metodlarla başarılabilir
  
   Fakat tecrübeler, kalbi düzenli çalışan insanlar için yüzeyden ısıtmanın da etkili olduğunu göstermiştir.Hipotermi vakalarının yaygın olduğu Alaska gibi bölgelerdeki hastanelerde elektrikli battaniye gibi yüzeyden ısıtma yöntemleri kullanılmaktadır. Genel olarak üç yöntem kullanılır.
  
   - Dış etkenlerden koruma
   - Yüzeysel ısıtma
   - Vücut merkezini ısıtma
  
   Dış etkenlerden koruma kişiyi bir çadırın ya da tulumun içine koyarak sağlanabilir. Hastanın hareket etmemesi için çadırın taban kısmı kesilip hastanın üzerine konulabilir. Mat hastanın altına nazikçe yerleştirilmeli ve yine aynı şekilde tuluma sokulmalıdır. Çadırın içindeki hava su kaynatılarak nemlendirilebilir.
  
   Yüzeysel ısıtma yoluyla az miktarda ısı transferi gerçekleşeceğinden mümkün olan tüm ısıtma teknikleri kullanılmalıdır. Boyun, göğüs, koltuk altı bacak içi bölgelerine konacak sıcak su şişeleri daha etkili tekniklerden biridir. ( Tabi ki eğer ısı kaynakları daha fazla bölgeye koyulabiliyorsa bu daha iyidir. )
  
   Hasta kişiyle aynı tulumun içine sağlıklı birinin girmesi de belli bir miktarda ısı transferi sağlar. Vücut merkezini ısıtma işlemi de doğa da uygulanabilir ama bunun için bazı özel cihazlar ve konu hakkında bilgili kişiler gerekir.
  
   Şiddetli hipotermik hastaların neredeyse hepsi aynı zamanda dehidredirler. Bunun düzeltilmesi için yapılacak her şey faydalı olacaktır. Çoğu kişi ağızdan sıvı alamayacağı için rehidrasyon sıvıları damardan verilmelidir.
  
   CPR
   Kan dolaşımı olmayan ve nörolojik zarar görmeden önce sadece 1 saatleri olan hastalar için CPR şarttır. Fakat bu durumda CPR' ın başarılı olma şansı çok düşüktür. Bu yüzden de CPR, kurtarma ekibindeki kişileri riske sokacaksa uygulanmaz.
  
   Farkedilebilir nabız atışları olan kişilere kalbin hızı ne kadar yavaş olursa olsun CPR uygulanmamalıdır çünkü bu ventriküler fibrilasyona neden olacaktır. Şiddetli hipotermik bir hastanın nabzının atıp atmadığını anlamak için en az 3 dakika kontrol edilmelidir. 
  

Bu Başlıktaki Diğer Konular  (Tüm Ürünleri Göster)
           
 YAZ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları  YAZ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları
 Malzeme ve yiyecek check listesi  Malzeme ve yiyecek check listesi
 Dağcılıkta antreman  Dağcılıkta antreman
 FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK  FARKLI BİR SPOR DALI - DAĞCILIK
 DAĞCILIK TIRMANIŞ KURALLARI YÖNETMELİĞİ  DAĞCILIK TIRMANIŞ KURALLARI YÖNETMELİĞİ
 AKLİMİZASYON ve YÜKSEK İRTİFA HASTALIKLARI  AKLİMİZASYON ve YÜKSEK İRTİFA HASTALIKLARI
 TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ  TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ
   Hipotermi ve Isı kaybı  Şu an bu konuyu inceliyorsunuz
 Dağda Beslenme  Dağda Beslenme
 Dağcılık üzerine yayınlanmış kitaplar  Dağcılık üzerine yayınlanmış kitaplar
 KIŞ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları  KIŞ DAĞCILIĞI - Eğitim Notları
 TÜRKİYE'DE DAĞCILIK TÂRİHİ  TÜRKİYE'DE DAĞCILIK TÂRİHİ
 İnsan organizmasının yüksek irtifadaki fizyolojik ve patalojik davranışı  İnsan organizmasının yüksek irtifadaki fizyolojik ve patalojik davranışı
 DUVARDA İKİ GECE - BDK Kuzey tirmanislari  DUVARDA İKİ GECE - BDK Kuzey tirmanislari
 ÇIĞ BİLGİSİ - Eğitim Notları  ÇIĞ BİLGİSİ - Eğitim Notları
yunanistan olimpos dağ maratonu picasa albumlerını goruntulemek için yapılacaklar ormanda kar yürüyüşü ankara şube-11.04.2010-eğerlibaş doğa yürüyüşü kastamonu-inebolu - tijen hasci 18 nisan 2010 saklıvadi kahvaltı ve sırınce rotası fotoları yazılı basında zirve dagcılıgın zırve odullerı izmir şube erciyes tırmanışı malzeme ve yiyecek check listesi 01.01.2007 aladağlar kazası odtu-dksk uıaa - uluslararası trekking & tırmanma festivali khumbu davetiyesi 9 mayıs 2010 (2185 mt) çal dağı faaliyet fotoları mountblanch tırmanıs fotoları - mustafa akdemir 41 zirveler - tekirdağ temsilciliği - emler fotoğrafları istanbul şubesi 4-12 eylül dolomitler/ıtalya faaliyeti 9-12 eylül 2010 mont blanc tirmanis raporu zirve dağcılık tekirdağ - mecidiye göleti-kartalkaya-gökçetepe makedonya uluslararası gençlik dağcılık ve trekking kampı davetıyesı yazarlarımız yazmaya başlıyor.
Zirve dağcılık
Sponsor
Yazarlarımız
İkinci El Malzeme  daha fazlası için tıklayınız.
Bildirimler  daha fazlası için tıklayınız.
İndirim Bildirileri almak için tıklayınız.Erken uyarı: Hipotermi ve Isı kaybı hakkındaki güncellemeleri bildir.
Tavsiye Edin
 
Konuyu arkadaşınıza göndermek ister misiniz?
Sponsor

Copyright ZİRVE DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KLÜBÜ © 2012
Genel Merkez : Kibris sehitleri cad can yucel sokak no:2/2 Alsancak / IZMIR Tel : 0/232/464 09 53
Genel Başkan : Hafize Yiğit Cep: 0 532 777 07 92 - eposta: hafize.yigit@yahoo.com
Tasarım : Bilgehan Selçuk - 0/554/4001853

 Dağcılık sporu risk içeren bir spordur. Web sitemizdeki bilgiler ile yapılacak tırmanışlarda, oluşabilecek kazalardan, kulübümüz sorumlu tutulamaz.Teorik bilgiler, pratik eğitimler ile takviye edilmediği sürece yetersizdir. Lütfen dağcılık kulüplerinden, kurumlardan yada bilgili dağcılardan eğitim almadan dağa çıkmayınız.