Şubelere Hızlı Erişim
Ana Başlıklar
Site İçi Arama Motoru
 
Anahtar kelime giriniz.
Detaylı arama için tıklayın
ÖZLEDİKLERİMİZ..
Sevgili özel Pak Ağabeyimiz..

Taziye Defterine Yazınız
İlave Sayfalar
Faydalı Linkler
Meteorolojik Bilgiler & Linkler
Site Kullanımı Hakkında

İstanbul Şube - Kuzey italya Alpleri yürüyüş raporu...
İstanbul Şube - Kuzey italya Alpleri yürüyüş raporu...
Zirve Dağcılık İstanbul Şube - Kuzey italya Alpleri yürüyüş raporu...
Kuzey italya Alpleri seyahati (Servas Sentieriensieme 2009-Pathway together in Italy)
  
  Tarih: 18/7/2009-26/7/2009
  Katılımcılar:
  Aysun Çervatoğlu (Zirve İstanbul + Servas Üyesi)
  Ayfer Yılmaz (Zirve İstanbul + Servas Üyesi)
  Pınar Durmaz (Zirve İstanbul + Servas Üyesi)
  Bülent Çınar (Zirve İstanbul Üyesi)
  Cevat Karaman (Zirve İstanbul Üyesi)
  Zeynep Dinçer Karaman (Zirve İstanbul Üyesi)
  Ece Mollaahmetoğlu (Zirve İstanbul Üyesi)
  Gökay Bayraktar (Zirve İstanbul Üyesi)
  Türkan Yosun (Zirve Bursa Üyesi)
  Ömer Özkan (Servas Üyesi)
  Okan Ünal (Servas Üyesi)
  Züleyha Ateş (Servas Üyesi)
  Melda Gürsoy (Misafir)
  
  Servas Sentieriensieme 2009 kutlamalarını biraz açmak gerekirse;
  Alp daglarina sinir olan Isvicre, Italya, Fransa ve Almanya'nin her sene donusumlu olarak ve sirayla doga aktiviteleri yaparak ve dunyadan bireysel baris elcilerinin biraraya gelerek kutladigi bi etkinlik. Ayni zamanda bireysel kulturler degisimi.
  
  Servas, ucuz seyahat imkani taniyan ve gidilen ulkenin gunluk yasintisina ailelerde kalarak katilindigi bir uluslararasi topluluk. Dunya barisina kulturel degisim, yeni ulkeler ve insanlara tanima imkani saglayarak katkida bulunuyor.
  
  Biz de bu anlamda ilk gun 38 kisi baslayan cok uluslu yurusumuze baris guvercinleri olarak katildik. Veee en onemlisi "Kackar 2010" lobisi yaparak seneye Servas grubuna baris ve kultur tanima aktivitesi cagrisinda bulunduk.
  
  18.Temmuz Cumartesi
  Servas - Zirve Dağcılık işbirliği ile düzenlenen Kuzey İtalya Alplerinde trekking yürüyüşümüz sırasıyla Uçak ile Milano, tren veya araç kiralarayarak Domodossola ve sonrasında otobüs ile Riale'ye ulaşmamızı takiben başladı. Seyahat organizasyonu sebebiyle dört kişilik bir grup öğlen saatlerinde Rialeye ulaşmasına rağmen bir gün önce başlayan yağış nedeniyle iki saat kadar Riale'nin yaklaşık 3 km gerisinde yeralan Cascate (Şelale) Toce bölgesinde 2 saat kadar yağmurun dinmesini bekledik.
  
  Yağmurun hafiflemesiyle Riale'den ilk ve ikinci gece konaklayacağımız Rifugio'ya doğru harekete geçtik. Bu esnada grubun geri kalanı buluşup kiraladıkları araçlar ile bölgeye ulaşma çabasındaydı.
  Riale yaklaşık 1700 metre rakımlı bir platoda kurulmuş küçük bir köy.
  
  Riale
  2150 metrede yeralan Rifugio (Dağevi, sığınma evi) Maria Luisa'ya tırmanış oldukça düzgün ve tatlı yükselen bir yoldan veya arasıra yolu keserek çıkan patikadan yaklaşık 2 saat aldı. Çok keyif aldığımız bu yürüyüşte alplerin havasını ve coğrafyasını hissetmeye başladık. Bu yürüyüş esnasında yağmurluğumuzun markasının aslında nereden geldiğini de öğrenmiş olduk. Aslında Marmot bir tür dağ sıçanı ve oldukça sevimli bir yaratığın adıymış.
  
  Marmot
  Bu sevimli marmotlardan birkaçı ıslık çalarak bizlere hoş geldin dedi. Zaman zaman hafifleyip şiddetini arttıran yağmur altında keyifli kısa bir yürüyüşten sonra Rifugio Maria Luisa'ya ulaştık ve "Rifugio" kavramını öğrenmeye başladık. (Elbette daha önceden bu tarz konaklama yapmış arkadaşlarımız olabilir)
  
  Rifugio Maria Luisa ve Alpler
  Akşam yemeği henüz bitmemişti ki araç kiralayarak gelen grubumuzun 9 kişilik diğer kısmı da Rifugio'ya ulaştı. Rifugio Maria Luisa, organizasyonda büyük emeği geçen Servas İtalya'dan Luigi'nin de açıkladığı gibi kısıtlı konaklama imkanı olan bir tesis. Odalarda ranzalarda çok kişi bir arada kalıyorsun. Banyo (sıcak su) ekstra ücrete tabi. (2,5 Euro) bunun dışında odanızı ısıtmak isterseniz adam başı bir ekstra 2,50 Euro daha ödemek durumundasınız. Çarşaf kiralamanız gerekirse gene 2,50 Euro. EuroHerşey 2,50 Euro.
  Buna rağmen daha sonra kaldığımızdiğer bir Rifugio'yu görünce aslında buradan ne kadar memnun kaldığımızı sonradan anladık.
  
  19.Temmuz Pazar
  Ertesi gün programda planlanmış bir yürüyüş olmamasına rağmen, konakladığımız mekana çok yakın olan Passo San Giocomo geçidine yürümek istedik. Rehberimizin (Luigi) kar vardır uyarısına ısrarla karşılık verip, karı bulup yürüyemeyecek hale gelene kadar devam edelim önerisini getirdik. Aslında çok da fazla kar olmayan rahat bir patika - yolda muhteşem manzaralara tanıklık ederek Passo San Giocomo geçidine kadar yürüdük.
  
  Lago di Morasco
  Patika ve yol Lago Morasco adlı yüksek rakımlı bir gölün kıyısından yaklaşık 2 saatte geçide ulaşıyor. Bu geçit yüzyıllardır İsviçre ve Kuzey İtalya arasında ticaret için kullanılan çok eski bir dağ geçidi. Kısmen atlı arabaların dahi geçebildiği fena olmayan bir yolu dahi var. Yol boyunca atla ve hatta dağ bisikletleriyle geçide kadar gelenler ile selamlaştık. İsviçre tarafına yaklaşık 500 metre kadar geçtik. Ayrıca bunun bir süredir yasal olduğunu da öğrendik. İsviçre Avrupa birliği üyesi olmamasına rağmen Schengen vize anlaşmasına dahil olmuş, yani schengen vizelerimizle İsviçreye girebilirdik ama zaten pasaport soran da yoktu. Hava 13 - 15 derece ne sıcak ne de soğuktu.
  
  
  Lago di Morasco ve Alpler
  Passo San Giocomo'da rakım yaklaşık 2300 metre.
  
  İsviçre - İtalya Sınır işareti. (Sol taraf isviçre)
  Aslında sınırdan dönecektik ama soğuk esen rüzgardan korunmak için yaklaşık 500 metre kadar İsviçre tarafına doğru indik ve kısmen korunaklı bir alanda öğlen yemeklerimizi yedik, dinlendik.
  
  Molayı takiben geldiğimiz yoldan rahat bir yürüyüşle konakladığımız Rifugio'ya geri döndük.
  Çevre gezisi havasında geçen bu yürüyüşümüz yine de toplam yürüyüş mesafesi olarak 12 km'yi bulmuştu.
  
  20. Temmuz Pazartesi
  Rifugio'da aldığımız kahvaltı sonrası (bu arada kahvaltı hakkında da bilgi verelim, kahvaltıda çay veya kahveler taslarda içiliyor, kahvaltı kutulanmış tereyağ ve reçel çeşitlerinden oluşuyor. Peynir ülkesinde masaya peynir koymayıp, peynir için ekstra muamalesi yapılmasını yadırgadık. Peynir tabağı 3,- Euro)
  Toplu fotoğraf çektirerek güne başladık. Bugünkü yürüyüşümüz; önce 1700 metre rakımlı Riale'ye, buradan sırasıyla Cascate Toce, Valdo ve sonrasında sıkı bir tırmanış ile 2200 metredeki Rifuigo Margaroli ve yanındaki Lago Vannino bölgesine yapılacak. Normal şartlarda aslında bu yolu kullanmayıp, Riale'den sonra Passo Nefelgiu geçidini kullanarak doğrudan Lago Vannino bölgesine inecektik. Ancak bir gün önce yağan kar geçidi tehlikeli hale getirdiği için rehberler tarafından uygun bulunmadı. Rehberlerimize kişi başı 10.00 Euro ödediğimizi de not edelim.
  
  Pazartesi günü kalabalık bir grupla Riale'ye kadar rahat bir iniş gerçekleştirdik. Bu iniş sonrasında Cascate Toce'ye kadar devam etti ve Canza civarında yaklaşık 1400 metre rakımlara kadar inmek durumunda kaldık. Daha sonra yürüyüşümüz 1400 Metre'den 2200 Metre'ye çıkış amaçlı sıkı bir tırmanışa dönüştü. Ancak; güzel manzaralar eşliğinde yaptığımız bu çıkış israilli katılımcımız Amir haricinde kimseyi pek zorlamadı diyebiliriz. Grubumuzun performansı oldukça iyiydi ve daha çok rehberlerin sık ve uzun molalarından şikayet edip, biran önce yürümek istedik.
  
  Çıkış boyunca kullandığımız patika zaman zaman aşağıların güzel manzarasını gözler önüne seriyordu. Yaklaşık 1800 Metre seviyesinde araçlarını bıraktıktan sonra teleferiği kullanmayı tercih ederek bu noktaya ulaşan diğer bir grup arkadaşla buluşup öğle yemeğimizi yedik.
  
  2000 Metrelere yaklaşınca orman sınırından çıkış.
  
  Akşama doğru bir gece kalacağımız Rifugio Margaroli'ye ulaştık, odamıza yerleştik. Odamız diyoruz çünkü 12 kişi aynı odada kalacaktık. Ranzalar (aslında bir bütün ahşap ranzaya serilmiş yan yana 5 yatak ve 2. Katı ve hatta 2 kişilik 3. Katı olan dev bir ahşap oluşumdan, ranza diyerek bahsediyoruz. Gecenin zor geçeceği bu anda zaten belli olmuş, espriler yapılmaya başlanmıştı. Soğuk suyla yapılan duşlar sonrasında basit bir menü sunan bu Rifugio'dan pek de memnun kalmadık. Ama neyse'ki sabah buradan ayrılacaktık.
  Gece bir ulusal horlama senfoni orkestrası konseri şeklinde geçti. Bazı horlayan arkadaşlarımız dahi horlamasının imkansız olduğunu iddia eden israilli arkadaşımızın gürültüsünden kaçıp extra gece yarısı yürüyüşüne çıkmak durumunda kaldılar. Memnun kalmadığımız bu geceyi takiben sabah erkenden Rifugio'dan ayrıldık.
  
  
  21. Temmuz Salı
  Rehberlerimiz aslında en sıkı yürüyüşü ama aynı zamanda da en güzel yürüyüşü bugün yapacağımızı söylediği için herkesde bir heyecan vardı. Bazı kişilerin performansı (Amir) ve ekipmanları (Melda) uygun bulunmadığı için rehberlerimiz tarafından yürüyüşe katılmamalarına karar verildi. Yumuşak bir eğimle hemen çıkışa başladık ve yavaş yavaş 2600 metre seviyesinde bulunan Passo Scotta Minoia geçidine doğru ilerlemeye başladık.
  
  Yürüyüşümüzde Lago Vannino (gölü) güzel manzarası ile bir süre sol tarafımızda bize eşlik etti. Bir süre sonra bu güzel gölü gerilerde bırakıp, daha sert bir arazi yapısına (kaya, kar vb) girdik ve daha sert bir tırmanışa başladık. Buna rağmen grubun genel performansı bu arazi yapısı için yeterli oldu. Yürüyüş gittikçe zorlu bir geçiş aktivitesine dönüştü. Geçide yaklaştıkça artan eğim ve kar her ne kadar yürüyüşü güçleştirdiyse de aldığımız tadı bir o kadar da arttırıyordu. Bu arada, rehberimiz Rozella'nın karda iz açması ve ekibin de açılan izlerden yürümesi, olası bir kayma riskini gidermiş oldu.
  
  Zaman zaman karşı yönden gelen tırmanıcılarla karşılaştık, bunların içinde çocuklu aileleri de görmek, doğa yürüyüşlerinin ve buna benzer sporların bir ülke kültürü olduğunu gösterdi.
  
  2600 Metre rakımdaki Scotta Minoia geçidine kadar GPS cihazını taşıyan arkadaşımıza her 10 dakikada bir rakım soruldu. Sağ salim kar ve buz kulvarlarından sonra rehberimiz Rozella'nın bize "ristorante" olarak tanıttoğı, Marmotların oynaştığı yüksek ve bir o kadar da güzel bir platoya ulaştık ve burada etrafımızda koşturan Marmot'ların eşliğinde öğlen yemeğimizi yedik.
  
  Öğle yemeğimiz sonrasında yürüyüşümüz artık gittikçe güzelleşen, küçük göller, sakin akan dereler, çiçeklerle kaplı platolar, şiddetle akarak yürüyüşümüzü kesen şelaleler ile çok keyifli bir hal aldı.
  
  Uzakta gördüğümüz Devero gölü (Lago di Devero) manzarası ile yürüyüşümüze devam ettik.
  Bu yürüyüş rotasının güzelliği yürüyüşe katılan hemen herkes tarafından onaylandı. Bir benzetme yapmak gerekirse bir anlamda Olgunlar yaylasından sırasıyla Dobe yaylası, Naletleme geçidi, Deniz gölü ve sonrasında Kavron'a iniş tadında bir yürüyüş olduğunu söyleyebiliriz.
  
  Lago di Devero'ya iniş.
  
  Bu yürüyüş boyunca rehberlerimiz Rosella ve Jan'ı molaları kısa kesip yürüyüşe devam etmek konusunda uyaran hep biz olduk. Bu anlamda yürüyüş grubumuzun performansının geri kalanlara göre iyi olduğunu tekrar etmiş olalım. Yaklaşık 9 saat süren bu güzel yürüyüş birçoğumuzun daha önce görmediği kadar güzel bir dağ köyü olan Crampiolo'da noktalandı. Sakinlerince korunmuş ve güzelleştirilmiş bu köy gerçekten her köşesi ile bir masal köyünü andırıyordu.
  
  Crampiolo
  
  Crampiolo'ya ulaşmakla bir her anlamda "cennet"imizi bulmuştuk. Güzel evler, muhteşem manzaralar, mükemmel ötesi yemekleri, bedava sıcak sulu duşu, masada açık büfe salatası ve hatta litre litre şarapları olan bir sofra bizi bekliyordu. Günler sonra böylesine güzel bir karşılanmayı hakettikmi bilmiyorduk ama hepimizin ağzı kulaklarındaydı.
  
  Alınan duşlarla atılan yorgunluk sonrası muhteşem bir akşam yemeği bizi bekliyordu. Önce açık büfe salataya resmen saldırdık, uzun bir süredir salata nedir unutmuştuk. Masaya bitmek bilmez bir şekilde yemek taşıyan garsonumuz Carmen Paradiso'ya bir süre sonra bazı arkadaşlarımız evlenme dahi teklif etti. Boşalan tabaklarımız an geçmeden lezzetli yeni yemeklerle doluduruluyor hatta daha istermisiniz diye soruluyordu. Burası herhalde Alplerin cennetiydi. Yemek sonrası söylenen şarkılar, hele Ömer tarafından spontane ama mükemmel yönetilen ve hem Türkçe hem İtalyanca söylenen Ciao Bella şarkısı anılarımıza kazındı.
  
  Carmen'i o kadar sevdik ki sonraki akşam ona bir rize başörtüsü hediye edip hatta bağlayıp bizden biri yaptık. Bir de arya yerine türkü söyletebilseydik
  
  Gece boyunca gerek grubumuzdan güzel sesli arkadaşlarımızın gerekse grup olarak söylenen her dilden şarkılar, türkülerle eğlendik. Sabahtan başlayarak geçirdiğimiz bugünü hayatımızın en güzel günlerinden biri olarak daima hatırlayacağız. Sanırım tüm arkadaşlar bu görüşe katılacaktır. Daha farklı tarif etmek zor.
  
  22. Temmuz Çarşamba
  Crampiolo'da bir başka güzel ev. (Ama aslında neredeyse evlerin hepsi böyle.)
  
  Bu gece tekrar hotelimizde kalacağımız için artık ağır sırt çantası da taşımamız gerekmiyordu.
  Crampiolo'dan kısa bir yürüyüşle ulaştığımız Alpe Devero bizi büyüledi. Bir milli park sınırları içerisinde kalan bu vadi etrafına serpiştirilmiş küçük köyleriyle, etrafını saran Cervandone dağı ile muhteşem manzaralar sunuyordu.
  
  Alpe Devero (Vadi) + Lago Nero
  
  
  Bugünkü yürüyüşümüzün şiddetini arttıran yağmur ve sis nedeniyle Lago Nero'ya (2000 m) kadar yapılmasına karar verildi. Dünkü uzun ve zorlu yürüyüşten sonra kimse daha uzun yürümek ve tırmanmak da istemedi. Lago Nero'ya çıkış çok güzel bir patikadan yaklaşık birbuçuk saat aldı ve göl kıyısında bastıran yağmur nedeniyle hızla yenen sandviçler sonrası yürüyüşümüze Alpegio'lardan (yayla) geçerek devam ettik.
  
  En güzel tesbitimiz: Dağların, patikaların, göllerin, çiçeklerin çok ciddi bir biçimde korunuyor olması. Her yer işaretli, tabelalar istkamete kaç dakika kaldığını gösteriyor, Likya yolları gibi her yer kırmızı-beyaz işaretli. Ayrıca patikalar dahi özel oluşturulmuş, doğal olarak patikaların dışında nadiren yürüyorsunuz. Bazı yerlerde ise, patikanın diğer tarafına geçmek yasak.
  
  
  Yürüyüş sonrası Alpe Devero'da içilen Capucino, sıcak çikolata ve espresso'lar bugünkü yürüyüşümüzü daha da keyifli hale getirdi. Daha sonra La Baita adlı muhteşem restaurant otelimize dönüp bir öncek gece yediğimiz yemekleri beklemeye başladık ama misafirperver mekanımız bize bir sürpriz yapık yemek öncesi bir snack ikramı dahi hazırlamıştı. Akşamki yemek ise bir öncekinin tekrarı mıydı, yoksa daha mı güzeldi karar vermek oldukça güç oldu.
  
  La Baita (Restaurant Hotel), Crampiolo, Alpe Devero, güzel evler anılarımıza kazınmış olarak ertesi sabah Milano'ya dönmek üzere bu güzel vadiden ayrıldık. Bir grup geldiği gibi otobüs + tren ile, diğer bir grup ise kiralık araçlarıyla Milano yollarına düştük.
  
  Artık dağlara veda edip gezimizin kalan son iki buçuk gününü İtalya'nın şehirlerinde geçirecektik.
  Sonrasında Lago Maggiore, Como gölü ve Belagio gezisi, Milano şehir turu yaptık. Servas Milano grubu ile akşam yemeği, Naviglio'da pizza, makarna yedik. Duomo katedralini gezip, Bueonos Aires caddesinde alışveriş yaptık ama kalbimiz, ruhumuz Alplerde kalmıştı.
  
  Bugün bile hala geri gelmesini bekliyoruz...)
  
  
  *****
  
  
  Sırasıyla Kuzeyden güneye geçilen yerler ve yükseklikler:
  
  Passo San Giacomo (italya - İsviçre Sınır) 2.300 Metre
  Rifugio Maria Luisa 2.150 Metre
  Riale 1.700 Metre
  Cascate Toce 1.650 Metre
  Canza 1.420 Metre
  Rifugio Margaroli 2.200 Metre
  Passo Scotta Minoia 2.600 Metre
  Crampiolo 1.800 Metre
  Alpe Devero 1.600 Metre
  Lago Nero 2.000 Metre
  
  
  Linkler:
  http://picasaweb.google.com.tr/karamancevat/Italy2009#
  
  Teşekkür:
  Organizasyon için emek sarfeden Servas Türkiye'den Ömer Özkan'a, Servas İtalya'dan Luigi'ye, yazışmaları yürüten üyemiz Pınar Durmaz'a, rotaların GPS kaydını alan ve bizi İtalya konusunda sürekli bilgilendiren Cevat Karaman'a, araç şöförlerimiz Ömer Özkan'a, Bülent Çınar ve Okan Ünal'a çok teşekkür ediyoruz.
  
  Sevgilerimizle,
  
  Zirve Dağcılık İstanbul Şube, Servas Türkiye üyeleri
Bu Başlıktaki Diğer Konular  (Tüm Ürünleri Göster)
           
 22 Ağustos - 28 Ağustos 2009 Kaçkar Dağları  22 Ağustos - 28 Ağustos 2009 Kaçkar Dağları
 Yunanistan Olimpos Dağ Maratonu  Yunanistan Olimpos Dağ Maratonu
 İstanbul Şube Hasan Dağı Trans  İstanbul Şube Hasan Dağı Trans
   İstanbul Şube - Kuzey italya Alpleri yürüyüş raporu...  Şu an bu konuyu inceliyorsunuz
 Göller Yöresi Bisiklet Turu (Kamplı)  Göller Yöresi Bisiklet Turu (Kamplı)
 Aladağlar Yedigöller Platosu  Aladağlar Yedigöller Platosu
 BURSA ŞUBESİ  BOLKARLAR AYDOS DAĞI  BURSA ŞUBESİ BOLKARLAR AYDOS DAĞI
 İstanbul Şube Kaçkar Dağları Doğa Yürüyüşleri  İstanbul Şube Kaçkar Dağları Doğa Yürüyüşleri
 İzmir Şube ERCİYES Tırmanışı  İzmir Şube ERCİYES Tırmanışı
 Beşparmak Kuzeybatı Duvarı raporu  Beşparmak Kuzeybatı Duvarı raporu
 İzmir Şube Aladağ Yaz Gelişim Kampı  İzmir Şube Aladağ Yaz Gelişim Kampı
 26-27 Eylül HASAN Dağı  26-27 Eylül HASAN Dağı
 İzmir Şube 27-28 Haziran Güzeller-Lahitkaya Faaliyeti  İzmir Şube 27-28 Haziran Güzeller-Lahitkaya Faaliyeti
 İzmir Şube Hasan Dağı 17-18 Ocak  İzmir Şube Hasan Dağı 17-18 Ocak
 BDK DOĞU DUVARI FALİYET RAPORU  BDK DOĞU DUVARI FALİYET RAPORU
zirve-marmaris şb-31-ekim pazar 2010- marmaris “değirmenyanı-balıkaşıran” doğa yürüyüşü çığ bilgisi - eğitim notları zirve dagcilik nigde temsiciligi satılık magellan sportrak pro gps 2. fotoğraf yarışmasında sergilenecek fotoğraflar kulüp tüzüğü doğada kayıp kişi davranışları selçuk şube fotoğraf turu (tire) olimpos 2010 etkınlıgı fotoları - hafize yigit kızlar sivrisi, 17-19 mayıs selçuk şube havutçulu-naipli-gümüşköy doğa yürüyüşü ve piknik satılık grivel rambo ıı kazma olimpos - cıralı - adrasan etkınlıgı fotoları - hakan esme 41 zirveler - marmaris şube - kızlarsivrisi tırmanısı ankara şube-18.04.2010-rum kalesi doğa yürüyüşü türkiye' de bölgelere göre önemli dağlar ve zirveler: selçuk şube 8-9-10 ekim 2010 göreme-avanos-hacıbektaş-nevşehir-ürgüp gezisi türkiye dağcılığında kurtarma ve yaşanan sorunlar orta yaş spor hekimliği üzerine 22-23 mayıs erciyes tırmanış fotoları - muzaffer tekin
Zirve dağcılık
Sponsor
Yazarlarımız
İkinci El Malzeme  daha fazlası için tıklayınız.
Bildirimler  daha fazlası için tıklayınız.
İndirim Bildirileri almak için tıklayınız.Erken uyarı: İstanbul Şube - Kuzey italya Alpleri yürüyüş raporu... hakkındaki güncellemeleri bildir.
Tavsiye Edin
 
Konuyu arkadaşınıza göndermek ister misiniz?
Sponsor

Copyright ZİRVE DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KLÜBÜ © 2012
Genel Merkez : Kibris sehitleri cad can yucel sokak no:2/2 Alsancak / IZMIR Tel : 0/232/464 09 53
Genel Başkan : Hafize Yiğit Cep: 0 532 777 07 92 - eposta: hafize.yigit@yahoo.com
Tasarım : Bilgehan Selçuk - 0/554/4001853

 Dağcılık sporu risk içeren bir spordur. Web sitemizdeki bilgiler ile yapılacak tırmanışlarda, oluşabilecek kazalardan, kulübümüz sorumlu tutulamaz.Teorik bilgiler, pratik eğitimler ile takviye edilmediği sürece yetersizdir. Lütfen dağcılık kulüplerinden, kurumlardan yada bilgili dağcılardan eğitim almadan dağa çıkmayınız.